11 Nisan 2026 Cumartesi
DOLAR 44.63 ₺
EURO 52.58 ₺
STERLIN 60.30 ₺
G.ALTIN 6,812.73 ₺
BTC 73,066.07 $
ETH 2,249.01 $
BİST 0.00

    Ercüment Tunçalp

    Ercüment Tunçalp

    Diyadin ve sonrası...

    Yayınlama: 11 Nisan 2026 Cumartesi 18:03 Okunma: 221

    Bir defa daha kötü bir oyunla rakibe teslim olduk. Bir takım düşünün; 3 gol yediği maçta kalecisi açık ara takımın en iyisi. Bunun anlamı, standart bir kaleciyle iki katını kalemizde görebileceğimizdir… 

    Bu Onyekuru vakası hâlâ devam ediyor. Geçen hafta oyuna girdikten sonra takımı hareketlendiren Metehan kenarda, Onyekuru ilk onbirde… 

    Artık bu sezon için kafayı yormaya veya dövünmeğe gerek yok…

    Zira tekere çomak sokulduğu günlerde olabilecekleri o gün söylemiştik. Metin Diyadin ve ekibinin başarılı olduğunu, bu değişikliğe imza atanların ise büyük risk aldığını ve olumsuz bir  sonucun sorumlusu olacaklarını belirtmiştik. 

    Maalesef o noktaya gelmiş bulunuyoruz. Diyadin takımın başındayken ligden düşme tehlikesi yaşamıyorduk. Ancak bu mutluluk bize fazla geldi…

    Herhalde heyecan yaratmak için bu yönde bir tercih kullandılar !  

    Diyadin’in bıraktığı 22. hafta 11. sıradaydık ve 23 puanımız vardı. Attığımız gol sayısı da 28 idi.

    Sonra ne yaşandı ?

    Son 7 maçta sadece 2 puan ve sıfır gol… 

    Volkan Demirel’in ikinci gelişindeki puan ortalaması 0,2 (şaka değil).

    Yani Diyadin’in 8’de 1’i…

    Bu günden itibaren kurtuluş için mucize gerekiyor. Önümüzde 5 maç var. İlki Galatasaray, sonuncusu Trabzuspor ile…

    Diğerleri de 3K ile (Kocaelispor, Karagümrük, Kasımpaşa) oynanacak… 

    Üçünü de yenersek kurtulma ihtimalimiz var. İki galibiyet, bir beraberlik halinde lige veda ederiz. 

    Dolayısıyla sorumluları başka yerde aramaya gerek yok. Bu bozgunu her hafta kısa yoldan hakemlere ihale etmek havanda su dövmekti. Evet hakemler açısından en kötü sezonu yaşıyoruz ama bunların neticeye tesiri diğer bütün takımlara olduğu kadar…

    Bu sezon hakemlerden şikayetçi olmayan tek kulüp var mı ? Elbette yok…

    Geçen hafta penaltıya itiraz eden arkadaşlardan pozisyona ait görüntü geldi. Belki 50 defa seyrettim. İtiraz eden arkadaşım diyor ki; “top bizim oyuncunun ayağından sekip eline geldi.” Yani arkadaş kendini buna inandırmış bir kere…

    Ancak bir ayrıntıyı es geçiyordu. Top bizim oyuncumuzun ayağından sektikten sonra rakip oyuncunun kafasından eline geliyordu. 

    Bu bahanelere sığınan arkadaşlarımız da takıma iyilik yapmadılar. Aksine futbolcuların eline de koz verdiler ve istirahate devam etmelerine neden oldular.  

    Neticede güya sezon başından beri rakiplerimize verilen her penaltı yanlış; her maçımızda da bize verilmeyen en az bir penaltı var !

    Be kardeşim diyelim ki hakem bize sempati besliyor; pozisyonu olmayan, ceza sahasına kolay kolay giremeyen bir takıma (özellikle son 7 maçta) hangi gerekçeyle penaltı verebilecek ?

    Hani hiç çalışmayan öğrenciye sınavda kitap, defter, kopya çekmek serbest olsa ne yazar ? Soruyu anlayamaz, kitapta aradığını bulamaz !

    İşte bu günlere böyle kendimizi kandıra kandıra geldik…       

    Takımı bırakıp, televizyonlarda Fenerbahçe günlerini anlatan hoca ile bundan fazlası olmazdı. Ancak sadece hocayı istifaya davet etmek de yetmez !

    Tercüme google-site-verification: googleec066cadb209ea56.html