23 Şubat 2026 Pazartesi
DOLAR 43.86 ₺
EURO 51.92 ₺
STERLIN 59.18 ₺
G.ALTIN 7,262.60 ₺
BTC 67,917.41 $
ETH 1,971.32 $
BİST 0.00

    Coşkun Aslan

    Coşkun Aslan

    Ankaragücü'nde Başkanlar ve İddiaları

    Yayınlama: 23 Şubat 2026 Pazartesi 00:49 Okunma: 176

    Ankaragücü’nde Faruk Koca ile başlayan süreçte göreve gelen her başkan, iddialı söylemlerle camianın karşısına çıktı.

    Her defasında aynı vaatler duyuldu:

    Borçlar ödenecek.

    Kulüp mali olarak düzlüğe çıkacak.

    Borçsuz bir Ankaragücü hedeflenecek.

    Ancak sözlerin devamı gelmedi.

    Faruk Koca görevi bıraktığında kulübün borcunun kalmayacağını ifade etmişti. Gelinen noktada ise tablo tam tersini gösterdi. Her yeni yönetimle birlikte borç yükü katlandı, sportif başarısızlıklar peş peşe geldi ve lig düşüşleri kaçınılmaz oldu.

    Ercüment Gazi Tekin ve Muhammet Yaman…

    Her ikisi de yarım sezonda pes etti, görevi bıraktı.

    Son olarak göreve İlhami Alparslan geldi. Hedefini net koydu: Trendyol 1. Lig’e yükselmek. Transfer yasağını kaldıracağını açıkladı. Camia yeniden umutlandı.

    Ancak kısa süre önce katıldığı bir televizyon programında bu kez farklı konuştu:

    Transfer yasağının kaldırılmasının gerekmediğini söyledi.

    Bu sözler ister istemez soru işaretlerini beraberinde getirdi.

    İlhami Alparslan’ın güçlü bir mali gücü olmadığı ancak siyasi bağlantıları sayesinde kaynak bulduğu, “çorbayı kaynattığı” konuşuluyor. Fakat herkesin bildiği bir gerçek var:

    Taşıma suyla değirmen dönmez.

    Ne kadar kaynak bulunabilir?

    Bu düzen ne kadar sürdürülebilir?

    Kulüp bu yöntemle ne kadar ayakta kalabilir?

    Bunların cevabı henüz net değil.

    Kulüp yöneticiliğinde iddialı olmak elbette önemlidir. Ancak verilen büyük sözler, gerçekleşmediğinde sahibini ezer. Ankaragücü camiası artık söylem değil, sürdürülebilir plan görmek istiyor.

    İlhami Alparslan henüz bu işlerin başında.

    Zaman, hem kendisine hem de camiaya gerçekleri daha net gösterecek.

    Maça Gelince…

    Ankaragücü, Karacabey Belediyespor karşısında maçın başlarında rakibin eksik kalmasına rağmen zorlandı.

    Bu durum, takımın hâlâ istenen seviyede olmadığını gösterdi.

    Ancak Mervan Yusuf Yiğit’in attığı iki gol, Play-Off yolunda umutları tazeledi. Genç oyuncunun performansı sadece skor anlamında değil, psikolojik olarak da takımı yukarı taşıdı.

    Belki de maçın en önemli kazanımı şuydu:

    Genç oyuncuların forma mücadelesinde bazı tecrübeli isimleri kulübeye itmeye başlaması.

    Gençler geliştikçe rekabet artacak.

    Rekabet arttıkça kalite yükselecek.

    Ve Ankaragücü kulübesi daha güçlü bir alternatif havuzuna dönüşecek.

    Önümüzdeki Süreç

    Bu haftaki rakip Karaman FK zor günler geçiriyor. Maçlarına U19 takımıyla çıkmak zorunda kalıyorlar. Kağıt üzerinde kolay bir karşılaşma gibi duruyor.

    Ancak futbol sahada oynanıyor.

    Eryaman Stadyumu’ndaki bu maçın ardından Ankaragücü’nü çok daha kritik karşılaşmalar bekliyor:

    Şanlıurfaspor, Kastamonuspor ve Muğlaspor maçları…

    Play-Off hedefi açısından belirleyici olacak puanlar bu karşılaşmalarda alınacak.

    Adaletli hakem yönetimleri, sahada güçlü bir mücadele ve biraz da futbol şansı…

    Eğer bu üç unsur bir araya gelirse, Ankaragücü içinde bulunduğu zorlu süreci başarıyla atlatabilir.

    Tercüme google-site-verification: googleec066cadb209ea56.html