Altınordu
Giriş Tarihi : 17-12-2014 12:22   Güncelleme : 17-12-2014 12:22

Bu yazıyı genç futbolcu adayları mutlaka okumalı

Altınordu Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Mehmet Özkan genç futbolcu adaylarının okuması için bir yazı kaleme almış...

Bu yazıyı genç futbolcu adayları mutlaka okumalı

Altınordu Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Mehmet Özkan genç futbolcu adaylarının okuması için bir yazı kaleme almış...

İşte o yazı...


BEYNİNİZ İLE BİR HESAPLAŞIN !..

MESLEK SAHİBİ OLMAK NE DEMEK, ARTIK ÖĞRENİN !..

Kıymetli Altınordulular ve futbolseverler merhaba,

İnsanoğlunun başarıyı yakaladığında şımarması ile ilgili bir yazı olacak bu...

Ama önce bilmeyenler için bazı bilgiler paylaşmalıyım sizlerle...

Altınordu Futbol Sosyal Girişimi Genç Takımları, TFF’nin düzenlemekte olduğu U21 Elit, U19 Elit ve U17, U16, U15 ve U14 Akademi Ligleri'nde kendilerinden büyük yaş gruplarına karşı oynamaktalar...

Örneğin; bu yazıma neden olan, 1997 doğumlu evlatlarımızdan oluşan U18 takımımız, U21 PTT 1.Lig’te kendilerinden 1 yaş, 2 yaş, 3 yaş büyüklerine karşı mücadele etmekteler.
(Bilmeyenler için) U21 ne demek ? > Bu sezon 2014/2015 Sezonu... 2015’ten 21’i çıkar = 1994 kalır. Demek ki bu kategoride 1994 doğumludan daha büyük oynatamazsın.
Yani 1993 doğumlu sporcu oynayamaz... Ama 1994’lülerin yanısıra, 1995, 1996, hatta yetenekli sporcun varsa 1997 doğumlu sporcu oynatabilirsin...

Cumartesi günü Altınordu Selçuk Tesislerimiz’de oynanan Altınordu–Orduspor U21 Ligi maçında 8 sporcumuz 1997 doğumlu idi... Yani 18 yaş dönemindeler...
Diğer 3 sporcumuz ise, 1994 doğumlu kalecimiz, 1996 doğumlu stoperimiz ve 1998 doğumlu Genç Milli stoperimiz idi... Bizim yaş ortalamamız 18 idi...
Karadenizli kıymetli konuklarımız ise, iki 1994’lü, altı 1995’li ve üç 1996’lı sporcu ile sahaya çıktılar... Ortalamaları 20 yaş yapıyor.
Demek ki bu maçta evlatlarımız kendilerinden 2 yaş büyüklerine karşı oynamışlar...
“Yiğidi öldür ama hakkını ver” > U18 takımımız, U21 PTT 1.Lig’te 13 maçta 9 galibiyet 2 beraberlik 2 mağlubiyet, 28 attığı gol, 15 yediği gol, 29 puanla LİDER durumda ***

Buraya kadar tamam ...

Maç başladı... Bizimkilerden müthiş bir baskı... Ordulu gençler ise, Batı’ya gelmenin rehavetinden henüz uyanamadan, 16. dakikada maç 3–0 oldu...
3–0’dan sonraki ilk 10 dakika vitesi önce 3’e, sonraki 10 dakikada da 2’ye indirdiler !..

Ben tabii, kırk baharın otunu yemiş bir dinozor olarak, tribündeki velilere dedim ki, inşallah 1 gol yeriz de bizimkiler tekrar maça dönerler !..
Bakın... İlk dakikalarda atılan 3 golün zararlarına bir bakın şimdi !

Verdiğimiz tüm eğitimler çöpe atıldı, unutuldu gitti, genç beyinler devreye girdi ve bütün organlara “Beyler maç bitti, kasları rölantiye alın..” talimatı verdi !

... ve yüksek tempoda çalışan kasların bazıları paydos edip, istirahate çekilmeye başlarken, bazıları da nöbetçi kas olarak istemeye istemeye çalışmaya devam ettiler !
Omuz kasları tatile girmiş mesela, bacak kasları ise nöbetçi !

İki bacak kası aralarında konuşuyorlar ;

- Ulen var mı böyle bir şey yaaa ! Bilseydim hentbolcu kası olurdum yani !

3–0’ın verdiği rehavetin, laubaliliğe dönüşme sürecine bir bakalım şimdi;

- 96’lı stoperimiz son adamdan topu mükemmel kesiyor. Son adam baskı yapıyor, bizim oğlan çalım yapıyor, topu kaptırıyor !

Ben notlarıma ( - ) yazıyorum. Rakip Gol attı sayıyorum bunu !..

- 3 golün sahibi orta saha oyuncumuz hemen önümüzde bir ikili mücadele kaybediyor, arkadan bizim gibi seyrediyor !

Ben efendice motive ediyorum, “Hadi oğlum daha maç bitmedi, hadi evladım !..”

Ya o ne düşünüyor o anda ;

“Yahu şu bizim Başkan’a da (Bana sadece Evlatlarım “Başkanım” diyebilir, başkasına dedirtmem) yaranamıyooz yaaa, 3 gol attık, hala koşş diyoooo !..”

- Korner kazanıyoruz, 96’lı stoperimiz rakip ceza sahasına kafa vurmaya gidiyor,

Osuruk hızıyla gelen korneri kaleci ‘olmuş armut toplar gibi’ topluyor, hemen oyunu başlatıyor...

Bizim Salı günü Türkiye Kupası deplasmanında Kayserispor’a karşı sahaya sürmeyi planladığımız stoper oğlumuz, geriye jogging yaparak dönüyor !..

- İlk 30 dakika orta sahada bütün topları kazanan ön libero evladımız, hemen önümüzde ince yapıyor, tabii ki rakip yemiyor, topu kapıyor ve kontratak yiyoruz.

Ben notlarıma ( - ) yazıyorum. Rakip bir gol daha attı sayıyorum bunu !..

- Sağ arkada başarıyla oynayan, her maçta 10-15 bindirme yapan genç yeteneğimiz, hiç bindirme yapmıyor !.. Daha doğrusu yapamıyor, çünkü beynine söz geçiremiyor :(

“Hadi lan kaslar çalışın !..”

E abi yarım saat önce gönderdiniz herkesi, benden bu kadar !..

- Genç Milli santrforumuz arkadan faul yapan rakip stoperi hakeme şikayet ediyor !..

“Hocam biz bıraktık ama bunlar hala oynuyorlar yaa, küsçem amaa :(”

Dakika 65 !..

Ben daha fazla dayanamıyorum !.. Gidiyorum !.. Giderken de (içime atıp kanser olmamak için) bağırıyorum;

- ... Hocam ben gidiyorum, ama siz de gidiyosunuz !

- (Merak edenler için) Maçın sonucu; rakip bir penaltı kaçırıyor, maç 3–1 bitiyor.

- (Merak edenler için) Ben ne yaptım?; Tüm ekibimizi 1 haftalık Zorunlu Dinlenme Tatili’ne gönderdim.

- Bu hafta oynayacakları Gaziantep Belediye maçı uçağına kadar izinliler.

- Cuma Havaalanı’nda buluşma ve Cumartesi maç... Mecburen ben de gidecem artık ? :( Allah nasip ederse tabii ki...

Şimdi tam 7 yıldır birlikte olduğumuz, 97’li evlatlarıma sesleniyorum;

- Şehirde durmayın, Şehir kirli !

- Köye gidin, ormanda koşun, mesela alın baltayı elinize odun kırın, arada sırada kafanıza da vurun ! Ama kafanızı kırmayın ! Lazım olacak çünkü...

- Bu maçta, 16.cı dakikada kasları tatile çıkaran “Beyniniz ile bir Hesaplaşın !..”

- Arada bi 60 yaşına gelmiş olan bu Dinozor başkanınızı da düşünün:

- Yaa bu bizim başkan gerçekten Don Kişot galiba...

- Yediriyor, içiriyor, barındırıyor, giydiriyor, sinemalara götürüyor, uçaklarda gezdiriyor...

6 tane antrenman sahamız var, takım hocalarımız, performans geliştirme hocalarımız, analistlerimiz var...

- Biz onun için 16 dakikada 3–0 yapıyooozz, yine de yaranamıyoooz...

- Ben şu Don Kişot’u okusam mı acaba ?

- Yok yok, artık sizin Don Kişot’u okuma döneminiz geçti... Biz bu dünya klasiği kitabı piyes halinde 12, 13, 14 yaş kardeşlerinize okutuyoruz...

- Size tavsiyem ne olabilir ?

- “Pi’nin Yaşamı” filmi olabilir mesela.. Hatta 3 defa izlemenizi tavsiye ederim.

Kim hayatta kalıyor ? Nasıl hayatta kalıyor ? Kim kimi yiyor ? Aslında Kaplan kim ?

- Hafta sonu Gaziantep’e gideceksiniz ya... 2001/02 sezonu Fenerbahçe 4 – Gaziantepspor 3 maçının CD’sini izlemenizi isterim mesela...

2001/2002 sezonunda, Kadıköy’de Fener’e karşı devre arasına 3–0 önde giren ve maçı 4 – 3 kaybeden Gaziantep’lilere sorun mesela !..

O travma o dönemin efsane Belediye Başkanı Celal Doğan abimizin başarılı futbol yöneticiliği döneminin bitişinin başlangıcı mı idi ?

- Aman başkanım böyle şeyler söylemeyin, ağzınızı yel alsın başkanım...

- BAS BAS BAĞIRIYORUM İŞTE .. HAYKIRIYORUM ANALARINIZIN, BABALARINIZIN, KIZ ARKADAŞLARINIZIN ÖNÜNDE...

- O ZAMAN MESLEK SAHİBİ OLMAK NE DEMEK ?.. ÖĞRENİN ARTIK !

- “FUTBOL MESLEĞİ SAHİBİ” OLMAK NE DEMEK ?;

- SON DÜDÜK ÇALINCAYA KADAR FORMANIZIN HAKKINI VERMEK DEMEK,

- ÇOK ÇALIŞMAK DEMEK, İYİ BESLENMEK, İYİ DİNLENMEK DEMEK,

- AYAĞINIZDA EN FAZLA 3 SANİYE TOP TUTMAK DEMEK,

- DEFANS BÖLGESİNDE ÇALIM YAPMAMAK DEMEK,

- GÖRMEDEN YAN PAS YAPMAMAK DEMEK,

- KAPTIRDIĞIN TOPU TEKRAR KAZANMAK İÇİN MÜCADELE ETMEK DEMEK,

- HIRS DEMEK, COŞKU DEMEK, DAYANIKLI OLMAK DEMEK,

- ENERJİYE, FİZİĞE DAYALI İŞ YAPIYORSUN, UÇKURUNA SAHİP OLMAK DEMEK !..

- KOS KOCA HAFTADA 1 GÜN, O DA 1,5 SAAT SAHAYA ÇIKIYORSUN, GEVŞEMEMEK DEMEK,

- GEVŞEMEK Bİ YANA, O 1,5 SAATTE 15 KİLOMETRE KOŞMAK DEMEK...

- GENÇSİN, ÖLMEZSİN !..

- AMA ADAM OLURSUN BE !..

- BEN BUNLARI SİZE BELKİ ELLİNCİ DEFA TEKRAR EDİYORUM YA ;

- YUH OLSUN BANA !

- YUH OLSUN HEPİMİZE !

- YUH OLSUN BİZ YETİŞKİNLERE !

- YUH OLSUN BU GENCECİK BEYİNLERİ ŞİŞİRENLERE !

SEYİT MEHMET ÖZKAN

ALTINORDU ARMASI YEDDİEMİNİ

KAFAYI YİYEN ADAM


Güzel Kızlarımıza Not : Lütfen Gençlerimizi fazla sıkıştırmayın !.. > Bu yazı biraz da size. ..