23 Şubat 2024 Cuma
ads
DOLAR 31.04 ₺
EURO 33.69 ₺
STERLIN 39.40 ₺
ALTIN 2,036.06 ₺
BTC 51,080.64 $
ETH 2,942.07 $
BİST 9,374.20

Ercüment Tunçalp

Ercüment Tunçalp

Spor kulüplerinin şirketleşmesi

Yayınlama: 10 Haziran 2023 Cumartesi 13:23 Okunma: 45

Batı ülkelerinde olduğu gibi bizdeki futbol kulüplerinin de şirketleşme gelişmeleri olumludur. Herkes borsada gelecek gördüğü şirkete yatırım yapar. Ve bu şirketlerin kağıtlarını alan yatırımcıların da hangi takım taraftarı olduğuna bakılmaz… 

Başta İngiltere olmak üzere İtalya ve İspanya futbol takımlarının televizyon yayın gelirleri ve hisselerini halka arz etmeleri sonucu gelirlerini artırmaları, yıllar önce bu yolu açmıştı. Ülkemizde ise futbol kulüplerinin bir çoğu halen dernek statüsünde faaliyetlerini sürdürmekteler.

 

Bir futbol kulübünün şirketleşerek kurumsallaşması ve profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesi yönetim kurulu üyelerinin de sorumluluklarının azaltılmasını sağlar. Yani ideal bir şeydir…

Yoksa bizim kulüpte şimdi olduğu gibi gönüllülük esasına dayalı yönetimler sürdürülebilir değildir zaten !

Zira sırtında yumurta küfesi bulunmayan futbol şube sorumlusu; biraz  Galatasaray’a, biraz Fenerbahçe’ye, biraz da Sivasspor’a zaman zaman güzel mesajlar gönderebilir. İşte biz taraftarları rahatsız eden kısmı burasıdır.  

 

Yoksa kim istemez; taraftarı olduğu kulübün çağdaş ve gelirleri artırıcı bir kurumsal yapıya kavuşmasını ve hızlı karar mekanizmalarıyla daha başarılı sonuçlara yönelmesini…

Şimdi gelelim bir kişinin aynı ülke içinden veya ayrı ülkelerden 2-3 takımın çoğunluk hisselerine birden sahip olma durumuna… 

Her takım taraftarının bakması gereken şey tuttuğu takımın hangi eve kuma olarak girdiğidir !

 

Zira hangi takımın baş rolde, hangi takımın yardımcı rolde oynayacağı önceden bellidir. Bir patronun en üst ligde yer alan takımı merkezde yer alacak, diğerleri pilot takım işlevi görecektir. Zira ticaret bunu gerektiriyor.

Şimdi birinci soru; Alt yapıdan çıkan bir fidanın transferinde bir kulüpte satıcı, diğer kulüpte alıcı durumunda olan aynı kişi hangi kulüp menfaatini önde tutar ?    

Cevap: Elbette alıcı durumdaki üst ligde yer alan takımın menfaatini…

 

İkinci soru; İstanbul’un 3 büyütülmüş takımından biri Bursaspor’u pilot takım olarak kurgulayabilir mi ?

Cevap: Aklından bile geçiremez…

Üçüncü soru; Sivasspor’a Başkan olmak isteyen bir yatırımcı, Gençlerbirliği’ni nereye konumlandırır ?

Cevap: Bizim eski Hacettepe’yi konumlandırdığımız yere…

Dördüncü soru; Aynı yatırımcı Sivasspor’u süper ligde tuttuğu sürece Gençlerbirliği’ne ilk 2 hedefi koyabilir mi ?  

 

Cevap: Aynı ligde 2 takıma birden sahip olamayacağı veya yönetemeyeceği için TFF 1. Ligde kalıcı olmak dışında bir alternatifi olamaz…

“Sapla samanı karıştırmak” alışkanlığından vazgeçilmesi dileğiyle…

Tercüme