21 Ocak 2026 Çarşamba
DOLAR 43.30 ₺
EURO 50.87 ₺
STERLIN 58.25 ₺
G.ALTIN 6,791.78 ₺
BTC 89,104.73 $
ETH 2,967.20 $
BİST 0.00

    Coşkun Aslan

    Coşkun Aslan

    Ankaragücü’nde İlhami Alparslan’ı Bekleyen Zorlu Gerçekler

    Yayınlama: 21 Ocak 2026 Çarşamba 10:34 Okunma: 885

    Ankaragücü’nde dün yapılan olağanüstü genel kurulda İlhami Alparslan başkan seçildi. Ancak bu koltuk, son yıllarda olduğu gibi bugün de sadece bir görev değil; aynı zamanda ağır bir sorumluluk ve ciddi riskler barındırıyor.

    Ankaragücü’nün son iki genel kurulunda Gazi Ercüment Tekin ve Muhammet Yaman başkan seçilmiş, her ikisi de kamuoyuna umut veren, heyecan uyandıran açıklamalar yapmıştı. Ancak kısa süre içinde ikisi de kenara çekilmek zorunda kaldı. Çünkü Ankaragücü’nde karşılaşılan sorunlar, söylemle ya da kişisel fedakârlıklarla aşılabilecek noktada değil.

    O sorunlar hâlâ ortada duruyor.

    Yeni başkan İlhami Alparslan, özellikle Muhammet Yaman yönetimi döneminde çözümüne katkı sağladığı bazı başlıklarla rüştünü ispat etmiş bir isim. Ancak bu, tek başına yeterli mi? Ne yazık ki hayır. Çünkü bu sorunları tek başına çözecek bir ekonomik güce sahip değil.

    Bu noktada Alparslan’ın en büyük kozu, ilişkilerini doğru kullanarak bunu maddi güce dönüştürebilmesi olacak. Ankaragücü’nü ayağa kaldırmanın başka bir yolu görünmüyor.

    Kulübü bekleyen en kritik tehlikelerden biri, puan silme cezasına kadar gidebilecek 310 milyon TL’lik vergi ve sigorta borcu. Bu borcun mutlaka yapılandırılması ve taksitlendirilmesi gerekiyor. Aksi halde sportif başarıların hiçbir anlamı kalmayabilir.

    Bir diğer büyük sorun ise FIFA transfer yasağı. Ankaragücü, transfer yasağı dosya sayısında 26 dosya ile ikinci sırada yer alıyor. Üstelik iki dosyanın daha yolda olduğu konuşuluyor. Bu dosyaların kapatılması için 2 milyon Euro’nun üzerinde bir ödeme gerekiyor.

    Ancak işin daha da çarpıcı tarafı şu:
    Bu para ödense bile Ankaragücü en erken gelecek sezonun devre arasında transfer yapabilecek. Yani kısa vadede sportif anlamda bir rahatlama beklemek gerçekçi değil.

    Bunların yanında personel, altyapı çalışanları ve teknik kadroya olan ödemeler de kulübün omzundaki yükü artırıyor. İç huzurun sağlanmadığı bir ortamda, sahadaki mücadeleden istikrar beklemek hayal olur.

    Uzun süredir altını çiziyorum:

    Ankaragücü’nün temel problemi saha içinde değil, saha dışında.

    Bu yapısal sorunlar çözülmeden Ankaragücü şampiyon da olsa, birkaç ay sonra dönüp dolaşıp yine aynı noktaya gelir. Çünkü sağlam olmayan bir temel üzerine başarı inşa edilemez.

    Ancak doğru bir planlama, en az bir sezonluk sabır, mali disiplini önceleyen güçlü bir ekip ve gerçekçi hedeflerle Ankaragücü için Süper Lig hayal değil. Yeter ki bu kez duygular değil, akıl ve ekonomi yönetimde söz sahibi olsun.

    Tercüme google-site-verification: googleec066cadb209ea56.html