DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Pazar Filesi
Pazar Filesi
Giriş Tarihi : 30-04-2020 09:25

Türkiye’de ligler başlatılmamalı

Dünyayı kasıp kavuran COVID-19 salgınının darbe vurduğu sektörlerden biri de spor. Kapitalist sistemin doğası gereği, özellikle profesyonelce yapılan spor, kısıtlamalardan payını almış durumda. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in yeni bir ‘Marshall Planı’ çağrısı yapması da durumun vahametini gösteriyor.

Durum öyle kötüye gidiyor ki, yetiştirici olmaları ile ünlü Belçika’da, köklü kulüplerden Sporting Lokeren kulübü bile iflas ettiğini bildirdi. Üstelik koca kulübün borcu sadece 5 milyon Euro!

Salgın sonunda, sağlam maddi disiplinleri ile maruf Almanya’da bile 13-14 kulübün iflas açıklayacakları konuşuluyor. Avrupa’nın en zengin kulüpleri futbolcu maaşlarından kesinti istiyor; bunu da kulüp çalışanlarına ödeme yapabilmek adına istiyor. Avrupa’nın futbolda elit ülkeleri bu durumdayken, ülkemizde durum biraz farklı.

Türkiye’de ödemeler kulüplerin neredeyse tamamında zamanında yapılamıyor. Bazı oyuncuları FIFA’ya başvuran bir kulüpte, en son ödeme 2019 Nisan ayında yapılmış. Şimdi, gelirleri sıfıra inen Süper Lig kulüpleri oyuncu ve teknik heyetlerinden indirim isterken, hangi dilime vurgu yapacakları? Feragat, geçmiş dönem alacakları için mi, yoksa hakkedilecek aylara mı uygulanacak?

Kulüpler maç günü gelirleri, sponsor gelirleri, tribün gelirlerinden mahrum kalmışken, yayıncı kuruluş da maç oynanmadığı için ödeme yapmıyor! ‘Dost ve kardeş’ Arap sermayesi oynanmış maçların ödemesini de aynı mazeretle yapmıyor! Türkiye Futbol Federasyonu ile Kulüpler Birliği Vakfı ağırlığını koyamıyor, sadece küsüyorlar! Fazla albenisi olmayan Süper Lig’e bir sonraki sezon yayıncı bulamama korkusu mu bu iki kurumun elini kolunu bağlıyor!




Devletin TRT’si kimsenin aklına gelmiyor!

Futbol ekonomisinin gerekleri yerine, kulüp başkanı ve yöneticilerinin gereksiz tatmin duygularına göre yönetilen, özkaynak düzeni yerine gözlerini dışarıya çevirmeyi yeğleyen, mali disipline asla yüz vermeyen kulüplerimiz yıllar içinde borç batağına girdi.

Sağlam bir mali disiplinli olmayan kulüpler, böyle bir darbe karşısında hiç bir direnç gösteremeden dağıldı. Burada oy kaygısı ile ‘Kulüpler Yasası’nı çıkarmayan siyasilerin de sorumluluğu var. Hal böyle olunca, futbolun içine yağlı güreş sokmak gibi ilginçlikler durumu tüm netliği ile ortaya koyuyor.

Süper Lig böyleyken alt liglerin, amatör organizasyonların durumunu varın siz düşünün!

Spor elbette salt futbol değil. Takım sporları bir yana, badmintondan atletizme, tekvandodan yüzmeye, cimnastikten kanoya, satrançtan boksa, güreşten okul sporlarına kadar sporumuz; Corona virüsün yıkıcı tehdidi ile karşı karşıya! Spordaki tek kaygımız futbola has değildir! Olimpiyata katılma hakkı kazanan tek takım sporu voleybolu bile kimse umursamıyor!

Futbolda düdük çalıyor mu?

Spor sektörünün en büyük paydaşı futbol, yavaş yavaş hareketlendi ve liglerin oynanması adına tarihler dile getiriliyor. Burada UEFA’nın da FIFA ve ulusal federasyonların da hedefi çarkın dönmesi! Bir nevi Keynes’e dönüş başladı. Büyük buhranda, “İşsizlere çukur açtırın, ertesi günde doldurtun” demişti ya Keynes! Onun gibi. Ülkemize uyarlarsak, tulumbadan su almak için tulumbaya su dökmek gibi! UEFA 200 milyonluk rüşvet verecek, böylece futbolda hareket-bereket düzeni geri gelecek!

Ülkemizde futbolu yöneten Türkiye Futbol Federasyonu, lig ve kupa maçları için 12-13-14 Haziran’ı işaret etti! Program temmuz sonunda da bitecekmiş. Bu karar alınırken, ‘can kaygısı’ gözetildi mi, bilmiyoruz! Hangi bilimsel gerçekler gözetildi, bilmiyoruz! Kulüplerin fikirleri alındı mı, açıklanmıyor! İkinci dalga tehdidi tüm dünya için geçerliyken, seyahat yasakları varken… İtiraz edenler de mevcutken…

‘Hoca’ ile ‘hoca’ aynı görüşte

Bu arada, tarih belli olmuş da, mekan araması başlamış: “Maçlar, seyircisiz olarak Antalya’da oynansın.” Bu fikre, masraf kaygısı ile karşı çıkan kulüpler var, insan hayatını düşünerek itiraz edenler de. Misal, Prof. Dr. Burhan Uslu…

Prof. Dr. Uslu, Süper Lig’in Antalya ve Alanya’da, haziran başlangıçlı olarak oynanmasının büyük risk taşıdığını, iki gün arayla oynansa bile temmuzda biteceğini, sıcak hava ve virüs kapma riskinin yüksek olacağını ileri sürdü, tehlike ve sakıncalarını detaylı bir şekilde anlatarak uyarıda bulundu. Aynı görüşte başka hekimlerimiz de var.

Elbette, bu konuda söz sahibi başat aktörler de var. Bunlardan biri olan teknik direktör Sergen Yalçın… Sergen Yalçın, söz konusu tarihlerde, Antalya ve Alanya’da maç oynamanın intihar olacağını savundu..

Acaba Federasyonumuz böyle kaç bilim ve spor insanının fikrini aldı? Buradan çıkan sonuç şudur:

Gerçek bir bilim insanının ve sağduyulu bir teknik adamın görüşleri çakışıyor. Vatandaşın sokağa çıkmaktan çekindiği bir dönemde futbol insanlarını stadyumlarda görev yapmaya zorlamak Futbol Federasyonu’nun nasıl bir akıl tutulması içinde olduğunu gösteriyor.

Ama şunu da gördük biz…

Futbol Federasyonu Başkanı iki kez karar açıkladı, akşamına iki kararı da yukarıdan yalanlandı, ve lem yekün yani!




Kiminin parası, kiminin duası

Bir de Spor Bakanımız var! Gençlik ve Spor Bakanı Doktor Mehmet Muharrem Kasapoğlu, insan hayatını tehdit etmeye devam eden salgının dua ve birliktelikle aşılacağını ileri sürdü!

Bilim uyarıyor

Bilim faslından devamla…

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu, Süper Lig maçlarının başlatılmasına karşı.​Gençlik ve Spor Bakanlığı, Futbol Federasyonu ve Süper Lig kulüpleri arasında düzenlenen toplantıda Süper Ligin tamamlanması konusunda yapılan açıklamalar sonrası kurul 5 maddelik bir uyarı metni yayınladı ve salgının sürdüğü bu günlerde maçların başlamasının yanlış olduğunu açıkladı.

Futbolu yönetenler bu uyarılara kulak vermeli, kulüplerin bu süreci en az hasarla geçirmesi için gerekli önlemleri almalıdır.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun uyarıları şunlar;

1-“Sosyal aralık” önlemi, günlük yaşamda bir buçuk metre olarak belirlendi. Ancak futbol gibi temaslı etkinliklerde bu mesafenin korunması imkânsız.

2-Bazı oyuncuların karşılaşmada ortalama 8 kez yere tükürdüğü öngörüsü var. Top 90 dakikanın büyük bölümünde futbolcuların tükürdüğü zemine temas ediyor, taç atışlarının elle yapıldığı, kalecilerin topu ellerine aldıkları göz önüne alınırsa ortaya çıkan riskin büyüklüğü anlaşılır.

3- Savunma ve hücum oyuncuları arasındaki temaslar vücut vücuda. Çoğu zaman rakibin yüzüne elle temas oluyor.

4- Kaleciler topa elleriyle müdahale ediyor. Kaleci eldiveni olası bir virüsün konaklaması açısından çok uygun bir zemin.

5- Soyunma odalarında da temas çok fazla. Malzemeciler herkesle ilgileniyor. Kulüp doktorları da olası sakatlıklarda fiziksel temasta bulunmak zorunda.

Ezcümle bilim, insan sağlığını hiçe sayan futbol tüccarlarına, “Maçları başlatamazsınız, insanları öldürürsünüz” diyor,!

Onlar hayata bol sıfırlı rakamların ardından bakmaya devam ediyor ki, bu, ülkemizin sürdürülemez spor düzenini tüm çıplaklığıyla gözler önüne geriyor!


 

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3166
  • 2Trabzonspor3061
  • 3Sivasspor3054
  • 4Galatasaray3052
  • 5Fenerbahçe3150
  • 6Beşiktaş3050
  • 7Alanyaspor3048
  • 8Göztepe3038
  • 9Gaziantep FK3038
  • 10Antalyaspor3037
  • 11Kasımpaşa3036
  • 12Gençlerbirliği3133
  • 13Denizlispor3132
  • 14Kayserispor3031
  • 15Konyaspor3030
  • 16Yeni Malatyaspor3029
  • 17Çaykur Rizespor3029
  • 18MKE Ankaragücü3025
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Babe
Reklamı Geç