Reklamı Geç
Ankaragücü mü? Pöh!
Pazar Filesi

Ankaragücü mü? Pöh!

Bu içerik 3210 kez okundu.

Baştan söyleyeyim, 38 yıl boyunca MKE Ankaragücü’ne aidat ödemiş bir babının evladıyım.

O nedenle de bunları yazmaya, eleştirmeye hakkım var. Ankaragücü’ne vurmanın dayanılmaz hazzını da yaşamıyorum üstelik.

“Sen kimsin?” gibi saçma yorumlar yapılmasın.

Chelsea FC Kulübü Başkanı Bruce Buck, Premier League’deki diğer takımlar için “Haftanın 6 günü ortak, bir gün rakibiz” demiş.

Aslında çağın futbol kültürünü anlatan müthiş bir anlayış.

Bunun içinde Ankaragücü’nün de bulunduğu Türkiye Ligi takımlarının kulüp başkanlarının, yöneticilerinin anladığını düşünmek safdillik olur.

Ama burada bizi ilgilendiren Ankaragücü.

Ankaragücü tarihini biliyorum, bir destan!

Ya sonrası?

Konuyu üçe bölelim.

İlki yönetim…

MKE kısmını atlıyorum. Gerçi, onlar da para verip kulübün dar kalıplarda kalmasını sürdürdü ya, neyse!

Nevzat Karataş’tan başlayarak hangi yönetici  çağdaş atılımlar yaptı, kulübü günün gereklerine göre dizayn etti?




Osman Kolsuz, Cemal Aydın, Cengiz Topel Yıldırım, Sami Altınyuva, Mehmet Yiğiner…

Koca Ankaragücü! Sorarım size, 30 yılını borç ödemeyi yöneticilik sanmakla geçirir?

Bir de Melih Gökçek unsunu var tabi! Onu da Gökçek ve yavrularının oyuncağı olan yöneticilere sormalı. Ondan geleceğine Allah’tan gelmesini yeğlediğimiz yardımlar… Kendini başkan ve yönetici sananların günahıdır. Tek kişiye bağlı kalırsanız, bu basiretsizlikle başbaşa kalırsınız elbette.

Kendi partisi tarafından bile “Ankara’yı parsel parsel satmakla” suçlanan Gökçek Ankaragücü’nü talan etti. “Benim olsun ama hiçbir şey yapmayayım” hırsı ile Ankaragücü’nü bu hallere düşürdü.

Cemal Aydın, Mehmet Yiğiner Gökçek’le işbirliği yaptı, ihanetti bu!

Size gelince başkanlar…

Koca çınarı kaç kez küme düşürdünüz?

Kaç kez tahtasını kapattırdınız?

Siyasetin kollarında kaldınız!

Bu süre zarfında çıkmazdan kurtulmak için yeni gelir kalemleri oluşturdunuz mu?

Üye ve delege yapısını değiştirdiniz mi? Kulüp yönetiminde demokrasi sizin için bir anlam ifade ediyor muydu?

Altyapınıza ne kadar önem verdiniz? Yabancı transferi yapmayı yeğ tuttunuz, rahat mısınız peki? Tapon transferlerle şampiyonluk hayali mi kuruyordunuz yoksa! Yoksa, taraftarı mı yatıştırıyordunuz sadece?

Kulübü çekip çevirecek profesyoneller yetiştirebildiniz mi?

Ankaragücü’nün evlatlarına sahip çıkıp aidiyet duygusu yaratabildiniz mi?

Gençlerbirliği ile kapışmayı marifet sandınız!

Sami’yi söylemeyeyim bile!

Günümüzün kulüpçülüğün temelleri tam 30 sene önce atıldı ama siz kulağınızın üstüne yatıp Ankaragücü’nü batırdınız!

Taraftar meselesi!

“Ankaragücü taraftarı” mottosu var. Evet, iki alt ligde bile 10 bin taraftara oynuyordu takım. İtici güç vazifesi görüyordu. 

Aslında kusurları olsa da en masumu.

Ama suçları yok değil!

Şu, “Yönetim uyuma, taraftarın dışarıda!” tezahüratı yok mu? Çok batıyor.

Yahu, taraftar dediğin para harcar, forma alır, aldırır!

Kombineler bu sayıda mı kalmalı?




Tamam, kişi başına düşen gelir düşük olabilir. Ama Ankaragücü’nden gelirini yükselten, onun bunun adamı olan taraftarlar ve onların peşinden gidenler… İnsan, “Onun bunun grubunda” olmaktan utanmalı. İnisiyatif almalı. Üstelik potansiyel de varken. Kan emicilerin, kulübü batağa sürükleyenlerin oyuncağı olmayın. Ait olduğunu, olacağınız tek yer Sarı-Lacivert armadır.

Basın kısmı

En az başkanlar kadar sorumlulukları var.

Önce türedilerden söz edelim, geriye doğra gideriz.

Aniden türeyip Ankaragücü uzmanı olup gündem yaratanlar var ki, bunların Türkçe’deki adı nalıncı keseridir. Çünkü hep kendi taraflarına yontuyorlar. Bu halleriyle de Ankaragücü’ne Melih Gökçek kadar zarar veriyorlar.

Kimileri başkanın (Bazı yöneticilerin) ahbabı! Enformasyon oradan geliyor, bunlar da internet sitelerinde fütursuzca, düstursuzca yazıyor, hatta rakip sitedekilerle kavga ediyor.

Zararı çeken: Ankaragücü!

Orta kuşak var. Onlar transferleri falan yazdılar ama yazılması gerekenleri şimdilerde anlatıyorlar. “Yazık oldu Ankaragücü’ne”ciler var ki, ellerindeki sayfaların değerini bilemediler. Dönen dolapları, basiretsizlikleri, transferleri yazıp biraz ürkütebilirlerdi!

Yapmadılar!

“Çok şey biliyorum ama uğraşmak istemiyorum” diyenler de kulüp üzerinde baskı oluşturmadıkları için sorumlular.

Biraz daha eskiler de var. Ellerinde çok büyük güç vardı. Salt destek oldular. Kulübün kılına dokunmadılar ki, dokunsalar yer yerinden oynar, bunlar da biraz çeki düzen verirlerdi yönetim stillerine. 

Çok uzattık.

Kuruluş 1910.

Elde ne var Allah aşkına? Hep birlikte düşünelim, ne var?

Kupa Beyi falan demeyin, Akhisar “Kupa Ası” olur bu mantıkla.

Yazdıklarımın hepsini alt alta koyun.

Toplayın.

İyi gitme ihtimali var mı?

Kiminle baş edecek Ankaragücü?

Kendi sorunları mı, rakipler mi?

1910’dan bu yana kulübü elbirliği ile getirdiğiniz yer tahtası kapalı, para dilenen, birilerinin sakal atması için dua eden bir kulüp!

Ayıp!

Yukarıdaki bir de buraya yazmak istemiyorum.

Ama haksız mıyım?

Bu arada, kentin dinamiklerini unutmadım. Ama onlar başka bir yazı konusu.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
mercan     2019-08-20 Tabii ki Ankaragücü’ne vurmanın hazzını yaşamış, küstahça bir yaklaşım, Ankaragücü halen ayağa kalkamamıştır, her an geri düşebilir vurması kolaydır. Kendisinin Ankaragüçlü olmadığı bariz olan yazarın hangi akla hizmet ettiği anlaşılmazdır.
Süleyman     2019-08-18 Bence eksik bile yazmışsın
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ankaragücü'ne Çakır, Gençlerbirliği'ne Ulusoy
Ankaragücü'ne Çakır, Gençlerbirliği'ne Ulusoy
Trabzonspor'a Ankaragücü Alarmı!
Trabzonspor'a Ankaragücü Alarmı!
sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop vibrator vibrator vibrator izmir sex shop izmir sex shop ankara sex shop ankara sex shop antalya sex shop penis pompasi penis pompasi