MKE Ankaragücü
Giriş Tarihi : 22-05-2022 11:56   Güncelleme : 22-05-2022 12:01

Bir futbol emektarı Can Dağ... Ankaragücü'nün bilinmeyenlerini anlattı

Bir futbol emektarı Can Dağ... Ankaragücü'nün bilinmeyenlerini anlattı

Süper Lig’e bu sezon yeniden “merhaba” diyen Ankaragücü’nde 43 yıldır malzemecilik yapan ve hala bu görevi sürdüren 60 yaşındaki Can Dağ, belki de kırılamayacak bir rekora doğru koşuyor.

“Dünyaya yeniden gelsem yine malzemeciliğe başlardım” diyen Can Dağ ile 1978-1979 yılında toprak saha olan bugün ise çimle kaplı Tandoğan’daki Ankaragücü tesislerinde buluştuk. Dağ, MedyaPort.net’e özel açıklamalar yaptı:

Ali Erdoğan Ankaragücü tesislerinde, takımın malzemecisi Can Dağ ile konuştu:

Malzemeciliğe nasıl başladınız?

1978-1979 öğretim yılında ortaokul ikinci sınıfına gidiyordum. Okumayı hiç sevmedim ve 2.sınıfta terk ettim. Keçiören’deki evimizden Tandoğan’a gider, Ankaragücü’nün idmanlarını izlerdim. Kale arkasında kaçan topları alıp, futbolculara verirdim. Bu 6 aya yakın devam etti. O dönem takım kaptanı olan Adil Eriç ile ikinci kaptan İskender Atasoy, “Bu çocuk devamlı idmanlara geliyor. İşsiz. Bunu işe alalım” diye bir birleriyle konuşup beni yanlarına çağırdı. Yine o dönemin Genel Kaptanı rahmetli Nevzat Ayabakan’a götürdüler. Ayabakan da beni takımın malzemecisi Ahmet Kargöker’in (Gırgır Ahmet) yanına gönderdi. Malzemeci olarak işe başladım. Şimdi takımın neşe kaynağı olan Musa Cimilli abi ile birlikte çalışıyorum.

Bu mesleği seviyor musun?

Dünyaya yeniden gelsem, üniversiteler de bitirsem yine malzemeciliği tercih ederim. Malzemecilik ayrı bir duygu. Futbolcuların giyeceği tüm malzemeler senin elinden geçiyor. O malzemelere bir anlamda hayat veriyoruz.

Malzemecilik yaparken, nelere tanık oldunuz, neler yaşadınız?

1979’lı yıllarda bir çamaşır makinası vardı. Çok bozulurdu. Tamir etmek zaman alırdı. Mecburen su kaynatır, leğende formaları, tozlukları, çorapları, şortları ellerimizle yıkardık. Çamurlu ve karlı günlerde zor olurdu ancak malzemeleri yıkar, ertesi güne hazır ederdik. İlk yıllarda zorluk çektik tabi ki. Şimdi artık çamaşır makinası var. Yıkanıyor, soğutuyoruz ve ütüleme istemiyor.

Malzeme sıkıntısı çektiniz mi?

İlk yıllarda malzemelerde, özellikle de forma, şort, çorap ve tozlukların yırtılmasıyla çok sıkıntı yaşadık. Ekonomik sıkıntı nedeniyle yedek malzememiz fazla yoktu. Çoğu zaman malzemeleri eve götürürdüm, annem sökükleri diker, bazı yerleri yamardı. Böyle çok maça çıktık. Göğsümüzdeki reklamları bile elimizle dikiyorduk. Şimdi böyle bir sıkıntı yok. Hem kulüp hem de sponsorlar malzemeleri sağlıyorlar.

Bir ıslak forma olayı yaşandı. Bu konuda ne dersiniz?

2014 yılında deplasmanda kış günü Sivas spor ile oynadık. Formalarımız tamamen ıslanmıştı. Yedek formamız yoktu. Futbolcularla birlikte bu formaları sıkıp, ikinci yarıya sahaya yine ıslak forma ile çıkmak zorunda kaldık.

Hiç malzeme unutunuz mu?

Süper Lig’de Antalyaspor deplasmanına gittik. Soyunma odasında tüm malzemeleri astık. Her futbolcunun giyeceği formalar ve şortlar numaralı. Formaların arkasında ayrıca futbolcuların isimleri yazılı. Astığımızda Cebrail Karayel’in numaralı şortu yoktu. 24 numaralı şort giyiyordu. Hemen 2 numaralı forma giyen Yalçın’ın şortunda 2’yi, 4 numara giyen Mehmet Sak’ın şortundan 4’ü söküp, Cebrail’in formasına dikip, 24 numara yaptık.

Çalışma süreniz ne kadar?

Sabah 09.00’da Kulübe gelir, akşam 21.00’da evimize gideriz. Çünkü idman öncesi malzemeleri hazırlarız. İdman bittikten sonra da malzemeleri toplar, ertesi güne hazır olmasını sağlarız. Topları kontrol ederiz. Kirlileri yıkar, hazır ederiz. Şu anda çok memnunuz. Çalışmak bizi yormuyor. Özellikle de kazanırsak daha da mutlu oluyoruz. Bu sezon Süper Lige yeniden çıktık. Yorgunluğumuzu tamamen atmış olduk.

Malzemeleri icradan kurtardığınız olay nasıl oldu?

Kulübe Ahmet Gökçek döneminde icralar geliyordu. Her şey haciz ediliyordu. Ben de tüm malzemeleri, hatta çamaşır makinasını malzeme odasının yanında küçük bir yer vardı. Oraya taşıdım. Kapıyı kapattım, önüne sandalye koyup oturdum. Gelen icra memurları baktılar ki malzeme odası boş, çekip gittiler. Böylece malzemeleri kurtarmış oldum.

Ulaşım sorunu yaşadınız mı?

Ahmet Gökçek döneminde maaş almamızda çok sıkıntı yaşadık. Bu nedenle Keçiören’den, Beştepe’ye çoğu zaman yürüyerek gidip-geldim. Başka bir dönemde yaşamadım. Şu anda da hiçbir sıkıntımız yok. Faruk Başkan yönetimi maaşları, primleri zamanında ödüyor.

Maç günü nasıl hazırlanırsınız?

Maçtan üç saat önce statta güvenlik yetkilileri, hakem, gözlemci, temsilci, kulüp temsilcileri ve malzemeciler eşgüdüm adı verilen toplantıya katılırız. Toplantıda hangi forma, şort, tozluk giyeceğimiz belirlenir. Yedekler için bile. Toplantı bittikten sonra takımımızın soyunma odasına maçtan üç saat önce gider malzemeleri hazırlarız.

Kaç başkanla çalıştınız?

1979 yılında Sabri Mermutlu ile malzemeciliğe başladım. Bugüne kadar 21 Başkan görev yaptı. Her başkan kulübü daha iyi yönetmeye çalıştı. Maddi kaynak bulmak için çalmadıkları kapı kalmadı. Kulüp şu anda iyi yönetiliyor. Her şey yolunda. Ancak Ahmet Gökçek dönemini hatırlamak istemiyorum. Hep sıkıntı çektik.

Totem yapılır mı?

Teknik direktör, futbolcular ve bizler de totem yapıyoruz. Futbolcular kazandığımız formalarla her maça çıkmak istiyor. Teknik Direktör kazandığımız maçta giydiği elbise ve eşofmanları, ayakkabıları giyiyor. Futbolcular da tıraş olan var, olmayan var. Sağ ve sol ayakla sahaya adım atanlar oluyor. Biz de aynı eşofmanları giyiyoruz. Kazandığımız oluyor, kaybettiğimiz oluyor.-

Unutamadığınız maç hangisi?

Beşiktaş ile oynadığımız kupa maçı. İstanbul’da bizi 2-0 yendiler. Dayak bile attılar.

Rövanşta, Beşiktaş futbolcuları o dönem soyunma odası koridorlarında ısınma olduğu için soyunma odasından korkularından çıkamadılar. Isınmadan maça çıktılar. Maçı 3-0 kazanıp, yarı finale kaldık.

Başka söyleyecekleriniz var mı?

İyi ki bu mesleğe başlamışım. İyi ki Başkent’in markası olan Ankaragücü’nde çalışıyorum. Çalışmaya da devam edeceğim. Her işte olduğu gibi, yaptığınız işi sevmezseniz başarılı olamazsınız. Ben malzemeciliği ve malzemeleri çok seviyorum.