Gençlerbirliği
Giriş Tarihi : 20-06-2021 09:19   Güncelleme : 20-06-2021 09:26

Özcan Bizati Gençlerbirliği ile ayrılık sürecini anlattı

Özcan Bizati Gençlerbirliği ile ayrılık sürecini anlattı

Gençlerbirliği’nde geride kalan sezonun son 13 haftasında görev alan Teknik Direktör Özcan Bizati, Beştepe’den ayrılış sürecine açıklık getirdi.

Sözleşmesinin sezon sonunda bittiğini, sonrasında başkan ve yöneticilerle kulüp ve takımla ilgili durum değerlendirmesi ve gelecek sezona dair fikir alışverişi yaptıklarını belirten tecrübeli teknik adam, “Bu kulüp güçlü bir öz kaynak düzenine sahip. Üst yapı ile alt yapının ortak yürüteceği verimli bir çalışma modeli sundum ancak düşüncemi hayata geçirecek ortam oluşmadı” diye konuştu.

BU YAŞ GRUPLARI ARTIK YARIŞMACI

Başkan Niyazi Akdaş ile yaptığı görüşmede, kendisine ‘Ne yapmamamız gerekiyor’ diye sorulduğunu aktaran Bizati, şöyle konuştu:

“Hedef şampiyonluksa ve para varsa bu kolaylıkla gerçekleştirilebilir dedim. Kulübün ekonomik açıdan sıkıntılı bir süreçten geçtiği, ilk yılki önceliğin ağırlıkla alt yapı olacağı anlatıldı. (Benimle çalışmak isterseniz, önerim; U-16, U-17, U-19 takımlarının antrenörleri de benim kadromdan olsun) dedim. Benim yaptırdığım idmanları, o yaş gruplarına onlar da yaptırsınlar istedim. Benim ekibimdeki yardımcı antrenörlerim belli periyotlarda gidip o çocuklarla birlikte antrenmana katılsın istedim. Hatta (Haftada bir-iki kez kendim de gençlerle antrenmanlara çıkarım) dedim. Böylece, hem antrenörlerimiz çocukları daha iyi tanıyacak, gelişimlerini daha iyi gözlemleyecek ve oyuncuların A takıma kaydırılması konusunda fikir sahibi olacak hem de çocuklar A takım düzeyinde idman yapacaktı. Bu sistemin, antrenör yetiştirme açısından da iyi olacağını düşündüm. Bu kategoriler artık yarışmacı sınıfındalar ve Avrupa-Dünya şampiyonları düzenleniyor. O yaş grubundan üst yapıya gelecek çocuklar, antrenman metodunu bildiğinden, sudan çıkmış balığa dönmeyecekti. Gençlerbirliği’nin alt yapısında çok yetenekli çocuklar var. Bu sistemin iyi entegre edilmesi halinde, 2-3 yılda, 100 milyon aştığı belirtilen kulüp borcunu eritecek yıldız oyuncular çıkaracağımızı anlatmaya çalıştım. Futbolun ve kulüplerin kurtuluşu, maliyeti düşük, ederi ve değeri yüksek oyuncuları bulup ortaya çıkarmasıyla mümkün olacak.”

BİZİMLE PUAN ORTALAMASI YÜKSELDİ

“Bizim dönemimizde herkesin düştü gözüyle baktığı bu takım, 13 maçta 17 puan topladı. Takımın puan ortalaması bizimle birlikte yükseldi. Sezon başında ya da devre arasında gelseydik, yakaladığımız puan ortalaması ile 50 puanı geçeceğimizi başkana ilk görüşmemizde izah ettim. Sonra tekrar buluşmak üzere ayrıldık. İkinci görüşmemizde, başkanın yanında iki yönetici daha vardı. Konuşma sırasında, hocam 2 maç kötü gidince ne olacak dedi. O ana kadar başkanım benim hakkımda söylediği, heyecanı yok ifadesini duymamıştım. Telefonuma mesajlar gelmeye başladı. ‘Hala o kulüpte çalışacak mısın’ diye yazanlar vardı. O sözlerden rahatsızlık duydum. Ben çalışmak istemiyorum dedim. O ifadelerden sonra kalsam, iki taraf arasında soğukluk olurdu ve işler sağlıklı yürümezdi. Heyecan konusuna gelince. Ben her anımı futbola veren bir insanım. Antrenmanımı izleseler, nasıl bir heyecana sahip olduğumu görürler. İyi hazırlanmamış hocalar, sahanın kenarında tuhaf hareketler yapar. Benim işim, sahayı iyi izlemek, ona göre teknik taktik belirlemek ve sağlıklı kararlar almaktır. Heyecanımı belki dışa yansıtmam ancak işime odaklanırım.

KİM OLURSA OLSUN ÇARK İŞLEYECEKTİ

“Bana, Cem Onuk ile çalışmayacağız, kiminle çalışmak istersin dediler. Sedat Karabük’ü getirmek istediklerini ilettiler. Sedat hocayla konuştum, kendisinin başka planları olduğunu, Antalya’da kalmayı ya da yeni bir yapılanma içindeki Bodrum’a gitmeyi düşündüğünü söyledi. Hasan Çetinkaya ile görüştüklerini, ancak kendisinin mevcut kulübü ile sözleşmesi nedeniyle bu sezon gelemeyeceğini söylediler. Bir isim olmasa bile sportif direktör ya da kulüp menajeri adı ne olursa olsun görevi üstlenirim dedim. Omzuma ekstra bir yük binecekti ama kabul edecektim. Oyuncularla görüşme, transfer planlaması yapma, kadroyu kurma gibi işleri, ekibimle birlikte yürütürdük. Diğer idari işleri, yazışmaları, kulübün çalışanları koordine ederdi. Ancak başkanın o sözleri, bu bağı kopardı. Aramızda geçen bir konuşma, aramızda kalmalıydı. Hoş bir durum oluşmadı. Benim kafamdaki düşünce, çok ciddi bir sistem kurup, ben olsam da olmasam da bu sistemin çarklarının kendi kendini döndürmesi üzerineydi. Bu kulübün alt yapısında yıldız oyuncu statüsüne ulaşacak isimler vardı. Çok büyük bir ekonomik kazanç beklentisi içinde değildim. Gençlerbirliği ile sözleşmem sona erdikten sonra 2 kulüp teklifte bulundu. Buranın sağladığı şartların daha iyisini sundular ancak ben projemi hayata geçirmeyi hedeflediğim için, teklifleri geri çevirdim. Umarım, 2 taraf için de bundan sonrası iyi olur. Başkana, zor zamanda, ağır bir yükün altına girdiklerini söyledim ve başarılar diledim.”