Süper Lig
Giriş Tarihi : 09-01-2021 18:49   Güncelleme : 09-01-2021 18:52

Futbol Federasyonu'nu zora sokacak karar

Futbol Federasyonu'nu zora sokacak karar

Türk futbolunun son dönemlerine damga vuran Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yargı organlarına ilişkin yeni bir karar alındı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Trabzonspor Kulübü’nün geçtiğimiz eylül ayında yaptığı başvuru üzerine TFF’den, yargı organları Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) ve Tahkim Kurulu’nun tarafsız ve bağımsızlığını sağlayacak gerekli düzenleme ve değişikliklerin yapılmasını istedi.

AİHM KARARINA ATIF

Hürriyet’ten Tahir Kum’un haberine göre; Kamu Denetçiliği Kurumu, 2 Eylül 2020’de Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu tarafından yapılan “Tahkim Kurulu kararının hukuka aykırılığının tespiti talebi” konusundaki başvurusunu 5 Ocak’ta karara bağladı ve TFF’ye 20 sayfalık gerekçesini gönderdi. Tebliğ edilen kararda; başvuruya esas olan “tarafsızlık ve bağımsızlık” konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AiHM) tespit ve kararına yer veren KDK, gerekli değişikliğin yapılması konusunda TFF’ye bir ay süre tanıdı.

“İYİ YÖNETİM İLKELERİNE UYGUN DAVRANMASI…”

Gerekçesi 20 sayfada açıklanan kararın son bölümünde “Kurum, belirttiği bu gerekçelerle başvurunun kabulüne ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun; TFF Statüsü, Disiplin Kurulu Talimatı ve Tahkim Kurulu Talimatı’nda tarafsız ve bağımsızlığı sağlayacak gerekli değişikliklerin yapılması; Tahkim Kurulu’nun kararlarını gerekçeli hazırlaması, bunların taraflara usulünce tebliğ edilmesi ve gerekçeli kararların internet sitesinde yayımlanması; İyi yönetim ilkelerinden ‘kanunlara uygunluk, şeffaflık, hesap verilebilirlik, nezaket ve kararların gerekçeli olması’na uygun davranması hususunda TFF’ye tavsiyede bulunulmasına, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, TFF tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin 30 gün içinde kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu Baş Denetçisi tarafından karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

AĞAOĞLU'NUN O SÖZLERİNE VERİLEN CEZA İLE SÜREÇ BAŞLADI

Süreç, Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun TFF’nin sezon başında Süper Lig’deki takım sayısını 21’e çıkarması üzerine, “Kulüpler Birliği Vakfı’nın toplantısının üzerinden daha 24 saat geçmeden böyle bir karar alınıyorsa, demek ki bu karar çekmecedeydi. Bu net. O zaman küme düşme de olmadığına göre ligin üstü dizayn edildi. Ligin üstüne şekil vermek için biz maç oynadık. Ben bunu anlıyorum kimse kusura bakmasın” açıklamasına karşılık aldığı cezayla başladı.

Ağaoğlu bu ifadelerine karşılık aldığı 45 günlük cezanın ‘insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden incelenmesi’ için 2 Eylül 2020 de KDK’ye müracaat etti. Kurum yaklaşık 4 aylık incelemesini 20 sayfalık gerekçeli kararla taraflara gönderirken, tavsiye kararında ilginç tespit ve ifadeler yer aldı.

AİHM DE GEREKLİ ADIMLARIN ATILMASI BEKLİYOR

TFF’nin 15 Ekim tarihli gönderdiği cevabı yazıya yer veren KDK, 4 Kasım tarihli yazısında TFF’nin burada istenilen bilgi ve belgeleri kendilerine yer vermemesine dikkat çekerek, “TFF’nin aksi yöndeki nitelendirmeleri ve 6328 sayılı kanun karşısında KDK’nın bilgi ve belge taleplerine karşı sergilemekte olduğu tutum yasal dayanaktan uzaktır. Kaldı ki bu kurulların bir mahkeme olmamasına karşın, verdikleri kararların bağlayıcı olması ve yaptırım uygulama yetkisi de olduğu için hukuk devleti ilkelerine tabi olarak ona göre titizlikle karar vermeleri gerekmektedir” sözlerine yer verdi Kamu denetçisi Arif Dülger’in tespit ve görüşlerinin yer aldığı gerekçeli kararda, AiHM’nin 28 Ocak 2020 tarihli TFF Tahkim Kurulu’nun Avrupa insan hakları sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama haklarını ihlal ettiği tespitiyle ilgili kararına atıf yapılarak, “AiHM Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu sorunların çözümlenmesi için gerekli adımların atılması gerektiğine hükmetmiştir. Ancak TFF, hem kurumuzun 27 Ağustos 2018 tarihli kararına hem de AiHM’in talebine karşılık bu yargı organlarıyla ilgili hâlâ bir değişikliğe gitmemiştir” dendi.

TÜRKİYE'DE BİR İLK: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE

TFF’nin bunların yanı sıra Tahkim Kurulu ve PFDK’nın bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda FIFA’nın da prensiplerini yerine getiremediğine vurgu yapan KDK, ‘TFF Statüsünde Tahkim Kurulu’nun görevini yerine getirirken bağımsız hareket edeceği düzenlenmiş olsa dahi bunun tek başına yeterli olmayacağını’ belirtilip, ‘adalet yalnızca tecelli etmemeli; aynı zamanda tecelli ettiği görülmelidir’ ilkesinden yola çıkarak, hem KDK’nın 2018 hem de AiHM’nin 2020 tarihli kararlarında benzer şekilde TFF yargı organlarının tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusundaki şüphe ve tespitlerine yer verdi.

TFF'NİN ETKİSİNE VURGU

TFF ile Tahkim Kurulu arasında hiyerarşik bir ilişki bulunmasa da TFF Yönetimi’nin Tahkim Kurulu’nun işleyişi üzerinde ciddi etkisi olduğu belirtilen kararda Ahmet Ağaoğlu’nun bahse konu sözlerine karşılık verilen cezanın ifade özgürlüğüne müdahale olduğu belirtilerek, “Sporcuların veya spor adamlarının bu açıklamalarının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, dolayısıyla bu tarz bir temel hak ve özgürlüğün özünün sınırlandırılmasında çok dikkatli bir şekilde, hukukilik ilkesinin bir sonucu olarak gerekçeli bir şekilde karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir” dendi. Spor yargılamasında ilk defa bir başkana verilen ceza ifade özgürlüğüne müdahale olarak nitelendirilmiş oldu.

“ŞEKLEN BİR BAĞIMSIZLIK VAR FAKAT FİİLEN UYGULAMADA BİR BAĞIMSIZLIK YOK”

Kararı Odatv’ye değerlendiren avukat Dr. Rezan Epözdemir, şunları kaydetti:

“Biz öteden beri, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu'nun bağımsız yargılama kurulları olmadığını ifade ediyorduk. Bu bağımsızlıktan kasıt organik, ekonomik ve fiili bağımsızlık şüphesiz ki. Buradaki karar alma mekanizmasının sağlıklı ve bağımsız bir şekilde yürümediğini objektiflik ve bağımsızlık ilkesiyle örtüşmediği, hukuk devletinin kuram ve kurullarıyla uyuşmadığını ifade ediyorduk.

Şeklen bir bağımsızlık var fakat fiilen uygulamada bir bağımsızlık yok. Bu kurullar yönetimler tarafından seçiliyor. Yönetimler bu kurulları görevden alamıyor. İstifa ederlerse ancak...

“YÖNETİME RAĞMEN BÖYLE BİR KARAR ALABİLİR Mİ”

Bu birincisi son derece sıkıntı. Bu kurulların meşruluğunu yönetimden değil bizatihi genel kuruldan alması lazım. Genel Kurul iradesiyle seçilmesi lazım ki Türkiye Futbol Federasyonu yönetimine karşı da tam bağımsız olsunlar. Bu kurullar özellikle tahkim kurulu, TFF'nin de almış olduğu kararın hukuka uygunluğunu denetliyor. Düşünün siz bir karar alacaksınız, hükmen mağlubiyet kararı söz gelimi... Bu kararla ilgili hukuka uygunluk denetimi için kulüp Tahkim Kurulu'na başvuracak diyelim. Tahkim Kurulu, TFF'nin bu kararını kaldırabilir mi? Kendisini atayan temel irade, belirleyici irade yönetim. Yönetime rağmen böyle bir karar alabilir mi?

“KURUL ÜYELERİNİN MAAŞLARINI FEDERASYONDAN ALMAMASI LAZIM”

Victor Hugo der ki, 'İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.' Bazen adil olmak kadar adil görünmek de önemlidir. Bu kurullar ne yazık ki adil görüntü vermiyor. Bu da yargı bağımsızlığına, tarafsızlığına halel getiren bir düzenleme.

İkincisi bu kurul üyelerinin maaşlarını federasyondan almaması lazım. Bu kurul üyelerinin maaşlarının bizatihi hak arama özgürlüğünü kullanan bu kurullarla ilgili başvuruları yapan kişilerin ödediği yargılama masraflarından karşılanması lazım. Aksi halde bir ekonomik bağımsızlık da olmaz.

Son olarak fiilen de TFF yönetimiyle aynı binada görev yapmıyor olmaları lazım. En azından bu sağlanmış gözüküyor.

“BU KARARLAR TABİ BAĞLAYICI MAHİYETTE DEĞİL”

Buradaki travma temelde şu. Kamu Denetçiliği Kurumu daha önce de savunma, bilgi, belge istedi TFF'den. TFF dedi ki 'Senin benim üzerimde bir denetim ve kontrol yetkin yok. Ben kamu tüzel kişiliği değilim. Dolayısıyla kamu idaresi ve kamu otoritesini kullanarak kimsenin hak ve özgürlüğünü ihlal etmiyorum. Sen benden bilgi, belge isteyemezsin, denetim ve kontrol mekanizmasını hayata geçiremezsin. Ben TFF Kuruluş ve Görevleri hakkındaki Kanuna göre özel hukuk hükümlerine tabiyim ve özerkim. Dolayısıyla kamu tüzel kişiliğine haiz olmadığım için senin benim üzerimde bir denetim ve kontrol yetkin kesinlikle yok' demişti.

Bu kez yine Kamu Denetçiliği Kurumu'ndan benzer karar geldi. Bu kararlar tabi bağlayıcı mahiyette değil. İstişare mahiyette. Bunu vurgulamakta fayda var. Fakat İnsan hakları Avrupa Mahkemesi'nin de kararı var.

“BU KURULLARIN GERÇEKTEN BAĞIMSIZ YARGILAMA KURULLARI OLMASI VE KARAR ALMA MEKANİZMASININ BAĞIMSIZ SURETLE İŞLETMESİ LAZIM”

Kamu Denetçiliği kararında İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararına atıf yapmış. Bu söylemiş olduğum bağımsızlık ve tarafsızlık üzerinden İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi şöyle söylemişti: Bu yargı bağımsızlığına halel getirir. Adil yargılanma hakkını ihlal eder. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6. maddesini ihlal eder.

Hakeza şahsi kanaatime göre; hem Anayasa'nın 36. maddesini hem İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddesindeki adil yargılanma haklarını ihlal eden bir şekilde faaliyet gösteriyor. Tahkim Kurulu ve disiplin kurulu...

Bu kurulların gerçekten bağımsız yargılama kurulları olması ve karar alma mekanizmasının bağımsız suretle işletmesi lazım. Bunun için de hem organik hem ekonomik hem de fiili bağımsızlığı sağlayacak adımların mutlaka atılması lazım.”