Reklamı Geç

Ankara'dan Şampiyon Çıkması Zor

Ankara'dan Şampiyon Çıkması Zor
Bu içerik 914 kez okundu.

1958’den 1971 yılına kadar aralıksız 13 yıl kırmızı-siyahlı formayı giyen bugün 80 yaşında olan rüzgârın oğlu Soyuer, “Futbol endüstri haline gelmeye başladı. İşin içinde büyük paralar dönüyor. Türk futbolunun tek çıkış noktası var. O da uzun vadeli altyapı programları” dedi.

1939 yılında İnegöl'de doğan ve futbol hayatına doğduğu şehirde başlayan Zeynel Soyuer, bugün 80 yaşında bir futbol efsanesi… 13 yıl aralıksız Gençlerbirliği formasını giyen ve yeşil sahada 'Rüzgârın oğlu' olarak nam salan Soyuer'le hem geçmişi hem de günümüz futbolunu konuştuk. 80 yaşındaki efsane futbola olan tutkusu ve hikâyesini şöyle anlattı: 

"İnegöl'de Kavaklar altı dediğimiz bir saha vardı.Ağabeylerimiz, bu sahada maç yapardı, biz de kale arkasında top toplardık. O zamanlar imkânlar, çok kısıtlıydı. İdmanlarda bile sadece bir top olurdu. Kaleye vurulan her top, haliyle bize gelirdi. Demek ki, büyüklerimin dikkatini çekmişim, beğenilmişim, bana lisans çıkarttılar. 16 yaşındayken, İnegöl İdman Yurdu'nda oynamaya başladım.




Sonra Ankara'daki seçme müsabakalarına çağrıldım. Genç milli takımda oynarken Avrupa'ya gittik. Dönüşte Ankara'da iyi oynamıştım o yüzden iki Ankara takımı da talip oldu. Ankaragücü'nü değil Gençlerbirliği'ni tercih ettim ve 1971 yılına kadar 13 yıl oynadım. Bursa'da ise 3 yıl toplam 16 yıl futbol yaşamım oldu.

13 yıl aynı mevkide yer aldım. 2 kez milli takıma seçildim. Bizim dönemimizde millitakım yüzde 95 İstanbul ağırlıklıydı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş olmak üzere onlar ağırlığı çekerdi. 2 kez Ankara'dan çağrıldım. Ordu Milli Takımı'nda oynadım. 13-14 kez milli takıma girme şansı yakaladım. 16 yıllık futbol geçmişimin ardından 1972 yılında Antrenörlük kursuna katıldım. Antrenörlüğe ilk Ankara Site Spor takımında başladım.1998 yılına kadar tam 26 yıl antrenörlük yaptım."

KURTULUŞ ALTYAPIDA

Soyuer günümüz futbolunu, yaşanan sıkıntıları da yakından takip ediyor. Futbolun endüstri haline gelmeye başlamasının sıkıntı olduğunu dile getiren rüzgârın oğlu, "Özellikle son 10 yılda dünyada ve ülkemizde futbol spor olmaktan çıkıp endüstri haline gelmeye başladı. Çok yüksek meblağların döndüğü bir olay haline geldi. Şu an görünen Türk futbolunun çok sıkıntılı bir dönemde olduğu. Maddi açıdan özellikle kulüpler borç batağında, üç büyüklerin ve Trabzonspor'un bu konuda büyük sıkıntıları var. Fenerbahçe bu gün ligde sıkıntılar yaşıyor. Bu mantıkla Türk futbolu bir yere gidemez. Biz uzun vadeli düşünemiyoruz. Türk futbolunun tek çıkış noktası var o da uzun vadeli altyapı programları. Avrupa'daki bazı kulüplerin hepsi yapıyor. Hollanda altyapısını örnek verebilirim. Kaç yıldır Hollanda, altyapıdan futbolcu yetiştirip dünyaya futbolcu satan bir kulüp. Türkiye'de 80 milyon nüfus var. 80 milyon içinden futbolcu üretemiyorsak bu bizim yanlışımız. Neden, çünkü 10 sene sonrasını düşünmeden hareket ediyoruz. Günlük başarıyla mutlu oluyoruz, üzülüyoruz ona göre biz kendimizce çare arıyoruz. Günlük başarıyı da arayacaksınız, ama günlük başarıyla birlikte uzun vadeli programı da mutlaka uygulamak zorundasınız. Tek kurtuluş reçetesi, altyapıya ağırlık verilmesi. Dışarıdan futbolun sonuna gelmiş, iş olsun diye futbola devam eden yabancıları almaktan vazgeçeceğiz. Yabancı sayıları giderek artmaya başladı. Kendi futbolcumuzu hep dışarıda bırakıyoruz" diye konuştu.

ANKARA'DAN ŞAMPİYON ÇIKMASI ZOR

Ankara'dan bu yapıyla şampiyon çıkmasının zor olduğunu anlatan Zeynel Soyuer, "Şampiyonluğu bir tarafa bırakın. Olaya sırf Ankara için değil Türk futbolu olarak bakmak lazım. Türk futbolu bugün çok büyük bir çıkmazın içinde. Bu koşullarla kim olursa olsun ülke içinde şampiyonluk olabilir ama dünya çapındaki başarıyı yakalamak bu yapıda mümkün değil. 2002'de Şenol Güneş'le dünya üçüncülüğümüz var. Çok genç, kaliteli bir grubumuz vardı. Niye her zaman bunu yakalamayalım. Bir maçlık başarıyla bu iş yürümez. Süreklilik olursa başarıdır. Geçici başarılar o gün için mutlu eder, sonra yine sıkıntıya sokar" dedi. 19 Mayıs Stadyumu'nun, Ankara'nın sembolü olduğunu da dile getiren Soyuer sözlerini şöyle tamamladı: "O zamanlar Ankara'da bugünkü koşullar yoktu. Tek stat ve dış sahalar vardı, sahalar topraktı. Orada idman yapılırdı. İmkânlar kısıtlıydı. 19 Mayıs Stadı bizim için bir semboldü. O zamanlar televizyon yayını yoktu. Ankara'nın nüfusu ben geldiğimde 250 bindi. Büyük bir kasabaydı. Ama statta 8-10 bin kişiden aşağı seyirci olmazdı. Herkes gelirdi. Ve o günün spor terbiyesi bugünden çok daha yüksekti. Herkesin birbirine saygısı, sevgisi vardı. Seyirci karışık otururdu, rakip olsa bile kimse birbirine karışmazdı."

BEŞİKTAŞ'A 3 GOL ATTI RÜZGARIN OĞLU OLDU

Soyuer, rüzgârın oğlu lakabının kendisine nasıl verildiğini şöyle anlattı: "Gençlerbirliği'nde oynamak ayrı bir mutluluk veriyordu. Benim dönemimde tam bir kültür yuvasıydı. Dürüstlük, saygı ve sevginin en yüksek düzeyde olduğu bir kulüptü. Benim futbolda iki özelliğim vardı. Çok yüksek tekniğe sahip futbolcu değildim. Çok süratli ve sol ayağımı çok iyi kullanırdım. Kornerden çok gol attım. Ankara'da Beşiktaş ile özel bir maç yapıyorduk. O gün 3-0 kazandık. Golün üçünü de ben atmıştım. Maraton Tribünü'nden 'hadi rüzgârın oğlu diye bağırdılar ve o isim öyle kaldı.

Vuslat AY/Sabah Ankara

zeynel soyuer zeynel soyuer kimdir?
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Futbolda Günün Sonuçları
Futbolda Günün Sonuçları
Spor Ekranı
Spor Ekranı
sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop vibrator vibrator vibrator izmir sex shop izmir sex shop ankara sex shop ankara sex shop antalya sex shop penis pompasi penis pompasi