Süper Lig
Giriş Tarihi : 23-03-2017 22:08   Güncelleme : 23-03-2017 22:08

Fatih Terim'den kulüplere yabancı resti

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Finlandiya maçı öncesi yabancı kuralı ile ilgili olarak, "İstemiyorsanız yabancı oyuncu almayın, 28 Türkle yapın kadroyu. Zorunda değilsiniz." diyerek rest çekti.

Fatih Terim'den kulüplere yabancı resti

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Finlandiya maçı öncesi yabancı kuralı ile ilgili olarak, "İstemiyorsanız yabancı oyuncu almayın, 28 Türkle yapın kadroyu. Zorunda değilsiniz." diyerek rest çekti.

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve oyunculardan Deniz Türüç, İsmail Köybaşıve Olcay Şahan, Dünya Kupası Elemeleri'nde Finlandiya ile oynayacağımız mücadele öncesinde basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

"1 PUANLARI VAR AMA İYİ ANALİZ ETMEK GEREK"

Finlandiya maçını değerlendiren Terim, "Finlandiya karşısında zorlu bir maç olacak. Bu kez daha sakin bir ortamdayız. Finlandiya'nın belki 1 puanı var ama kaybettiği maçları iyi analiz etmek gerekir. Defansı organize şekilde iyi yapabilen bir takımla oynayacağız. Çok dikkat etmeliyiz, onların kayıpları bizim kadar olmayabilir. Oyuncularımızla konuşurken; önümüzdeki iki maçı 6 puanla geçersek; İzlanda ve Hırvatistan ile içerde oynayacağız. 11 puanının bizi ikinci sıralara taşıyacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki sezon da burada İzlanda, Hollanda ve Çek maçları gibi final maçları (EURO2016 örneği) bizleri bekliyor. İlk dakikadan itibaren isteyen, arzulayan bir milli takım bekliyorum. Kazandığı ve kaybettiği zaman neler olabileceğinin bilincindeyiz. Kaybettiğimiz puanları telafi edebilmek için bu maçı kazanmak zorundayız." dedi.

"20 MAÇTA 2 KEZ KAYBETTİĞİMİZ İÇİN İNFİAL OLDU"

Fatih Terim, hep hücum futbolu oynattığını belirtirken, "Hırvatistan ve İzlandadeplasmanları ile başladık, mantık olarak kağıt üstünde deplasmanda İzlanda'ya kaybımızı normal karşılayabiliriz ama Ukrayna bizim için hesapta yoktu. 20 maçta 2 kez kaybeden bir takım olarak sanırım ondan dolayı bir infial oldu. Oyun olarak da numaraların fazla bir önemi yok, muhakkak bir şablon içerisinde herkes oynar ama oyun anlayışı ve felsefenin geçerli olduğunu düşünüyorum. Ben tercihimi 90'lı yıllarda yaptım; hücum" ifadelerini kullandı.

"BASIN SEYRETTİĞİ ZAMAN AYNI 11 İLE ÇIKMAMAK GEREK"

Finlandiya maçında oynayacak 11 için konuşan deneyimli hoca, "Finlandiya maçına çıkacak kadroyu tabii ki kararlaştırdım. Moldova maçını oynatma sebebim, diğer arkadaşlarımızı da görmek istiyorum. Bir gerçek var; yeni oyuncular bulmak zorundayız. Dışarıda kalan bir kaç oyuncu var. Bazı oyunculara belki Finlandiyakarşısında şans veremem ama Moldova karşısında oynayacaklar. Formda oyuncularımız var, bunları değerlendirmek istiyoruz. Basın seyrettiği zaman antrenmanı sürekli aynı 11 ile oynamamak gerekiyor. Antrenmanlarda çok istekli bir takım var, eski havamızı bulduk diyebilirim" diye konuştu.

JÜBİLE KONUSU: "BİZDE DE KABAHAT VAR"

Podolski'ye yapılan jübile için de görüşleri sorulan tecrübeli antrenör, "Bülent ve Tugay'a hizmetlerinden dolayı ödül vermiştik, bu vefayı her zaman ödüllendireceğiz. Bunu da tabii düşünüyoruz. Fiorentina'dan bana gelen davetin mektubunu herkese okutmak isterim, süslü yazılar yok ama içtenliği çok önemliydi. Siz bizim kahramanımızsınız şeklinde bir cümle var, bunlar çok hoş şeyler. Bunu Türkiye'nin her alanında yapmalıyız, bu konuda biraz eksiğiz. Bizde de kabahat var. Bunu başlatmıştık ama ayrılınca sekteye uğradı, yeniden başlatacağız. Ben, Fiorentina'dan gelen davetle çok mutlu oldum. Birçok şeyi gördüm hayatımda ama bazı şeylerin önemi çok büyük" dedi.

"ÖZEL GÜNLERDE TEPKİLER, KÜFÜRLER OLUYOR"

Taraftarların kulüp penceresinden milli takıma bakmasına değinen Terim, "Buraya gelindiği zaman tek renk var; kırmızı-beyaz. Bizdeki sıkıntı şu; rakip taraftar, bir başkasına bağırıyor, herkes kendine göre bir şekilde isyan ediyor. Son zamanlarda biz bunu, Anadolu'da maçları oynatarak milli takım taraftarı oluşturduğumuzu düşünüyorum. İstanbul'da da oynayacağız tabii. İstanbul'da oynadığımız zaman herkesin kendi taraftarı olduğu kulübün formasını çıkartması gerekiyor, beklentimiz, ricamız bu yönde. Yıllardır da Avrupa bizden bu konuda çok önde. Biz de özel günlerde tepkiler, küfürler oluyor, bunları yaşıyoruz. Bazı değerlerin kıymetini bilirsek daha iyi olur. Benim sadece ismim değişik Fatih Terim. Benden çok var, benden de kabiliyetle arkadaşlarımız var. İtalya'ya gidip bir Türk'ün teknik adamlık yapabilmesi çok kolay bir şey değil. Şehirle de bir enerji yakaladık. Ben, Milan'a geçtikten sonra iki gün sonra Fiorentina ile oynadık ve kampa Fiorentina taraftarı değil, bana hediye kolye verdi; ilk defa bir maçın skoru bizi ilgilendirmiyor dedi." dedi.

FENERBAHÇE VE GALATASARAY'IN DURUMU ETKİLİYOR MU?

Galatasaray ile Fenerbahçe'nin durumunun milli takımı etkileyip etkilemediği sorulan Terim, "Galatasaray ile Fenerbahçe'nin istikrarlı gitmemesi önemli tabii ama çoğu zaman bu yolda bu olacak. Çok şükür bu sene Şubat ayına üç takımla girdik. Beşiktaş çok iyi gidiyor, inşallah sonuna kadar da gider. Tabii ki tüm takımlarımız iyi olsa, sonuna kadar gitse abi. Ben yalnız değilim, ailem var, damatlarımız var, torunlarım var. Kendimi yanlız hissetmiyorum, çok şükür dost da biriktirdim, bu da önemlidir" cevabını verdi.

"EURO2024'Ü İNŞALLAH ALIRIZ, BÖYLECE DİREKT GİDERİZ"

EURO2024'ü almayı çok istediğini belirten Terim, "EURO2024'i inşallah alırız, direkt de gideriz. Biz buna layık bir ülkeyiz. Dünya Kupası'nı Brezilya, Avrupa şampiyonasını Fransa organize ettirdi, birer tane stat yaparak. Biz de 30 tane stat projesi var, 10'a yakını hayata geçti, 4-5 tanesi bitiyor, diğerleri yapım halinde. Tesis olarak iyi durumdayız, hazırız. Felsefi olarak da hazırız. Bu tarz şeyleri almayı, politik ve ekonomik faktörlere bağlıyorum. Sayın bakanımızın da söylediğine göre sadece Almanya rakibimiz. 2006'dan sonra Almanya'da olanlar ortada. Almanya'ya verildiği zaman kimse bunu yadırgamaz ama Türkiye'ye verildiği zaman daha şık olur" görüşlerini paylaştı.

"YABANCI KURALINI 4 SENE OLARAK AÇIKLADIK, DEĞİŞMEZ"

Yabancı sınırının bir zararı olmadığını vurgulayan Fatih Terim, "Yabancı kuralı konusunda teklifi ben yaptım, yasaklardan arınarak. Bulunduğum konum milli takım hocası. Bugün dünya şampiyonu Almanya'da 9 tane diğer ülkelerden oyuncu var; biz bunu da kullanmıyoruz. Arkadaşlarımla biz çok büyük bir araştırma yaptık, sayın başkana sunum yaparken kendi ülkemizin her türlü şartlarınız inceledik, dünyadaki bütün uygulamaları da. Yabancı uygulamasında şartlı sınırsız uygulaması var, ikincisi futbolumuzun marka değerini de arttırmak istedik ki bundan da durumu ortadadır. Bizim sistemimizde 14 Türk mecburi, bir kadro içerisinde 15-21 arasında oyuncu olacak dedik (Bu sene 3, seneye 4). Ben, yabancı serbestinden korkmadım, 18 kulübün de temsil edildiği ortamda bir sunum yaptım, bittikten sonra alkışlandı. Baktığımızda Avrupa'nın üst düzey liglerinde de serbest. AB ülkelerinde otomatik olarak serbest. Türk futbolcusunun dışarı gitmesini istiyoruz, Türk Milli Takımı, yabancı serbesti başladıktan sonra Avrupa şampiyonasına gitmiştir. Biz bu kuralı da 4 sene olarak açıkladık, kurallar hemen kaldırılamaz, değiştirilemez. Eskiden 6+2'de Türk futbolcular da içeride kalmak için düşünüyordu ama bugün daha farklı şeyler var. Emre dışarıda, Arda dışarıda, Enes dışarıda. Ben yabancı kuralının, Türk futbolcunun korunması için yapıldığını savunuyorum. Kulüpleri mali disiplin altına almak da söz konusu olabilir. Ülkemizde Porto, Ajax altyapıya önem veren takımlar olarak gösteriliyor, ağzımızın suyu akıyor. Porto'da %55-60 yabancı oyuncu oynuyor. Yabancı kuralı hiçbir şey için size mani değil" ifadelerini kullandı.

"YABANCI ALMAYIN O ZAMAN 28 TÜRK OYUNCUYLA OYNAYIN?"

Yerli oynatmak isteyenin oynatabileceğini kaydeden Terim, "Bizim açıklamamızda 2018-2019'da bu proje bitiyor. Ben faydalı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca istemiyorsanız da yabancı oyuncu almayın. 28 Türk yapın kadroyu. Zorunluluk yok ki? Avrupa'daki üst düzey ülkeler, ne uyguluyorsa biz de onu uyguladık. Porto'da %39 yerli oyuncu var ama yine de yetiştiriyor. Barcelona? Barcelona'da yabancı oyuncu çok. Yetiştirmiyor mu? Yetiştiriyor. Altyapılarda da ilginç veriler var. Bizim altyapımızdan çıkanların yüzdesi 7-8, Portekiz'de yüzde 21. Bizim yabancı kuralımız, oyuncu yetiştirmeyi önlemiyor. Herkesin yasaklardan kurtulduğu bir dönemde, ben de milli takım hocası olarak yabancı kuralının kalkmasını düşünüyorum. Türk oyuncusuyla en büyük başarıları kazanmış bir adam olarak, Türk oyuncusuna dokunmak ister miyim? Türk oyuncular da yarışmanın içerisinde olmak zorunda, bu başarıyı getirecek. Allah kanunları değişmez, insan kanunları değişir ama yabancı kuralı budur" dedi.

"ALTYAPIDA YATIRIM YOK, EĞİTİM YOK, SAHA YOK"

Altyapının yabancı sınırıyla alakalı olmadığını ifade eden deneyimli hoca, "Ben bir yere gittiğimden söylemiyorum, sonuçta TFF var ve döner başka bir karar alırsa o manada söyledim. 80 milyonun oluruyla bir kural konsa, kaybeden buraları bahane edecekse zaten hiçbir kural geçerli değil. Yönetimsel hataları herkes açıkça söylemeli. 36 takımın oluru alınmadan bu kararın alınması mümkün mü? Ben, gençliğimden bu yana şunu hatırlıyorum; zaten altyapıdan oyuncu çıkmıyor. Yatırım yok, eğiticilerin eğitimi yok, sahanız yok! Bunların hepsini düzeltmeye çalışıyoruz. Hollanda'nın Almanya'nın Avusturya'nın en azından kulüp altyapıları değil de ülke altyapıları bunlara müsait. Bazı ülkelerde gelirin sadece %5'i altyapıya ayrılmış durumda. Denetlediğimiz kulüpler de var ama sadece 20-25 tanesi istediğimiz şekle uygun. Ben milli takımda başarısız olduğum hiçbir dönemde yabancı kuralını öne çıkartmadım. İsteyen yabancı transferi yapmayabilir" diye konuştu.

"ŞİMDİKİ KURAL İLE HERKES HER YERE GİDEBİLİYOR"

Beşiktaş'ın kadrosunda az yerli olduğu şeklinde bir görüş belirtilen Terim, "Beşiktaş'ın 11'ine yabancı/yerli olarak bakmıyorum. Gökhan, Caner, Necip, Atınç, Oğuzhan, Cenk.. Bunlar da Türk, hepsi oynuyor. Türk futbolcusuna, bu kural önemli bir hamle yapma şansı doğurmuştur. Şimdiki kural içerisinde herkes her yere gidebiliyor. Bizim Avrupa'da oynayan neden 100 oyuncumuz yok diye hayıflanmalıyız. Bazı takımlarımız iyi ama genel olarak kötü durumdayız" dedi.

"BURAK OYNAMAYI SEVER, BİR GÜN ÖNCE HABER VERMİŞ"

Burak Yılmaz'ın kendisine haber vermeden ameliyat olduğu iddiaları üzerine tecrübeli çalıştırıcı, "Burak Yılmaz, bir akşam önce sağlık heyetimize haber verdi. Burak oynamayı çok seven bir oyuncudur. Ameliyat olduğu doktora gitmiş ve bir iğne olsam oynar mıyım diye düşünmüştür. Burak'ın haber vermeyeyim diye bir düşüncesi olduğunu sanmıyorum. Bu konuyu Burak ile hiç konuşmadım. Burak çok oynarım isterimi düşünen bir oyuncu, ameliyat kararı çıkınca ona da sürpriz olmuştu" diyerek sözlerini noktaladı.