Futbol oynamadım…
Sadece izleyiciyim…
Ama şunu görebiliyorum…
Türk futbolunun kanayan yarası…
Hakemler…
Fenerbahçe’nin lehine penaltıyı veren zihniyet…
Gençlerbirliği’nin penaltısına gözlerini kapattı…
Hem de hiç utanmadan…
Maçla ilgili ne yazarsan yaz…
Boş…
İlk yarıdaki kötü futbola sayfalar yetmez…
Pereira – Thalisson ikilisi, 3 golü hazırladı…
Ama ikinci yarıya golle başlamak…
Üstüne bir de verilmesi gereken bir penaltı var…
Koita’yı adeta kucakladı Fenerbahçeli futbolcu…
Türk futbolunun geri gitmesinin nedeni olan VAR…
Sessiz kaldı…
Oosterwolde Oğulcan Ülgün'e yaptığı Dünyanın her tarafından kırmızı karttır.
Ama uyarı ile geçiştirdi.
Söylenecek çok şey var aslında…
Yine de Gençlerbirliği’ni analiz edelim biraz…
Sezon başından beri yaşanan filmin tekrarıydı…
İki farklı 45 dakika oynuyor Metin Diyadin’in öğrencileri…
İlk 45 dakika suskun kalıyorlar…
İkinci devre ise farklı bir boyuta geçiyorlar…
Fenerbahçe karşısında da böyle oldu…
Maçın geneline yayabilseler iyi futbolu…
Rakip tanımayacak başkentin kırmızı siyahlı ekibi…
Evet kadro kısıtlı…
Keza bütçe de…
Ancak potansiyeli var Gençlerbirliği’nin…
Neyse, gerçek rakiplere dönelim…
Ç. Rizespor maçı, bu anlamda çok önemli…
Alınacak üç puan, takımı yukarılara taşıyacak…
Bir de not düşelim Oğulcan’a…
Tamam fair-play önemli…
Sporcu sağlığı her şeyden önce gelir…
Ama bak rakibe…
Üçüncü bölgedeyken dışarı attığın topu…
Güya sana geri verirken, kalecine gönderdiler…
Şunu anla artık Oğulcan…
3 büyüklerin tek bir felsefesi var:
"Rabbena hep bana…"