Reklamı Geç
Türk Telekom Kolej’i de potaya soktu
Necmi Kepçetutan

Türk Telekom Kolej’i de potaya soktu

Bu içerik 375 kez okundu.

Birinde para sıkıntısı pek yok, hatta zaman zaman nereye nasıl savuracağını şaşırıyor. Öbürü ne verilirse onunla kıt kanaat geçinmeye çalışıyor. Biri şampiyonluk iddiasıyla yola çıkıyor diğeri "play off oynar mıyım" diye. Bakmayın arada bozuk saatin bile günde iki kez zamanı doğru göstermesi misali gelen göz boyayan sonuçlara, zengin oğlan fakir kız misali ayrı dünyalarda yaşasalar da sonunda dönüp dolanıp yine bir araya geliyorlar. Ya da bir arada kalıyorlar. Eski Türk filmlerinin bu meşhur hikayesi genel de mutlu sonla biter. Ama onlarınki böyle olmayacak gibi. Ankara’nın basketbol süper ligindeki iki temsilcisinden Türk Telekom ile Rönesans TED Kolejliler’den bahsediyoruz.

 

Türk Telekom’u alalım ele önce. Tam 26 sezondur bu ligde. Çok başarılı da oldu, başarısız da. Euroleague oynadı Ergin Ataman döneminde. Kupa aldı Ercüment Sunter’le. Ama benim hatırladığım hiç bu kadar kötü duruma düşmedi. Bu kadar kısıtlı bütçelerle oynamaya çalışan bir dolu takımın olduğu ligde bu duruma düşmek büyük beceri işi. Demek ki para her şey değilmiş. Belki de kurulurken hatalıydı bu kadro. Altı yabancılı sistemde biraz daha dikkatli olmak lazımdı. Emeklilik yaşı gelmiş yerli oyunculardan medet ummak akıllıca mı tartışılır. O kadar çok soru var ki. Ercüment Sunter gitti Hakan Demir geldi ne değişti? O gitti Burak Bıyıktay geldi ne değişti? Ara transfer yapıldı ne değişti? Son saniyelerde kaybedilen maçlar oldu tamam. Biri ikisi şanssızlıktı eyvallah. Hepsinde mi şans rakipten yanaydı? Ya da hepsinde mi hakem hatası vardı. Her türlü defosuna rağmen bu kadronun buralarda olmaması gerekmiyor muydu?

 

Soru işaretleri ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir sezonu geride bırakacak Türk Telekom. İşi çok zor. Bir mucize olsa ligde kalsa bile şapkayı önüne koyup çok ciddi bir özeleştiri ve akıl sürecinden geçmeli mavi beyazlı ekip. Hem de yönetimiyle oyuncusuyla, antrenörüyle, alt yapısıyla, üst yapısıyla top yekün. Mesela şunları sorgulamalı. 26 yıldır bu ligdeyiz. Neden Efes gibi Tofaş gibi Ülker gibi canı gönülden Türk Telekomlu en azından 500 taraftarımız yok? Neden alt yapımızdan oyuncu çıkaramıyoruz? Neden rakiplerimizin ikinci takımları varken bizim yok? Neden o güzelim Genç Telekom takımı bir hiç uğruna kapatıldı. Genç yaşı dolan çocuklar ortada bırakıldı. Neden antrenör gönderdikten sonra yardımcısını ya da bünyeden bir ismi takımın başına getiremiyoruz? Neden? Bunlara sağlıklı yanıtlar bulursa Türk Telekom ancak “Ankara’nın birinci takımı” olabilir.

 

Daha anlaşılabilir nedenleri olsa da Rönesans TED Kolejliler’de de durum çok farklı değil. Onlarda benzer soruların muhatabı. Lacivert – kırmızılılar iyi başlayıp sonunu rahat getiremiyorlar bu oyunun. Karışanı görüşeni çok olan yerlerde bu tür sıkıntılar yaşanır. Ülkemizde büyük camia olmanın dezavantajı da budur. Herkes herşeyi bilir. Geçen sene üstelik iyi geçen sezonun ardından kendi öz evladı Ercüment Sunter’le biraz da tatsız yolunu ayıran başkent ekibi görevi yardımcısı Burak Gören’e verdi. Takdirde topladı. Ama koca sezonu bekledi bitime dört hafta kala Hasan Özmeriç’e sarıldı. Mucize dört haftada takım ligde kaldı. Uğurlu geldi herhalde, bu sene de deneyelim dediler, beş hafta kala antrenör değişikliğine gittiler. Belki de sezonun en kritik maçında takımı yardımcı antrenör Can Sevim’e teslim ettiler. Tamam güven meselesi de. Niye iki hafta önce değil şimdi. Kazanabilirsin de kaybedebilirsin de. Bir nevi kumar oynamak bunun adı. Kişiler, isimler önemli değil. Önemli olan geminin limana sağ salim yanaşması. Bu hafta olmadı. Kalan maçlarda hatta önümüzdeki hafta oynanacak İBB maçında olacak mı? Göreceğiz. Ama yönetim demek doğru zamanda doğru teşhis koyup doğru önlemi almak değil midir? Herkesi ateşe atmanın, stres yaratmanın, aynı filmi vizyona tekrar koymanın ne alemi var?

 

İşte bu iki takım, çok kritik bir maçta kritik bir dönemde karşı karşıya geldi. Biri kaptanı kadro dışı bırakmakta diğeri de antrenörünü değiştirmekte bulmuş çareyi. Türk Telekom iyi başladı mücadeleye. 7- 0’lık seri ile öne fırladı. Buckner’ın pota altı üstünlüğüne, Harris’in sayılarına teslim oldu Ted Kolejliler. Zaman zaman dengelense de skor, ilk periyot 27 – 20, devre de 48 – 35 Türk Telekom lehine bitti.

 

Türk Telekom’un rahat kazanacağı havası oluşmuştu salonda. Farktan falan da söz ediliyordu. Ancak Ted Kolejliler ikinci bölüme öyle bir giriş yaptı ki. Gecevicius, Sanikidze, Erol Can, Lucas, Elegar yağmur olup yağdı adeta Türk Telekom potasına. Beş dakika Türk Telekom’a tek bir sayı attırmadılar. 18-0’lık seriyle 53- 48 öne geçti, periyotu da 59-53 bitirdi lacivert kırmızılılar. Son bölüme Ted Kolejliler Can’ın üçlüğü ile başladı. Ancak arka arkaya gelen faullerle ritmini kaybetti. Son ana kadar maçın içinde kalsa da bitirici darbeyi vuramadı. Kazanamadı ama en azından rakine karşı ikili averajı kaybetmedi. Buna karşılık Türk Telekom’da Harris tek başına sazı eline aldı 14 sayı attı. En kritik anlarda 6/6 serbest atış kullandı. Haislip ve Evren’in de katkısıyla bu kez son anda kazanan taraf oldu.

 

Smaçlar, bloklar zaman zaman müthiş savunmalar. 50 saniye içinde Koleje çalınan altı faul. Harris’in müthiş son periyodu. Buckner’ın pota altı şovu. Erol Can(3), Gecevicius (3), Lucas (2), Sanikidze (2) dörtlüsünün üçlük bombardımanı, enteresan top kayıpları keyifli hale getirdi maçı. Bu arada sahada iki Ankaralı hakem varken iki başkent takımının maçında aynı anda iki Ankaralı oyuncuyu sahada görememek içimizi sızlattı.

 

Sonuç; Komadaki Türk Telekom kazanarak mucize yaratma yolunda bir haftalık daha nefes aldı. Ama şehirdaşını da ateşin içine attı. 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Reha Erginer'den A.Gücü tribünlerine övgü
Reha Erginer'den A.Gücü tribünlerine övgü
Halkbank'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
Halkbank'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri belli oldu