Reklamı Geç
Basketbol oynamak herkesin hakkı. Daha çok gençliğin!
Necmi Kepçetutan

Basketbol oynamak herkesin hakkı. Daha çok gençliğin!

Bu içerik 286 kez okundu.

Ankara’da bir basın toplantısı gerçekleşti. Basketbolun kalbi Arena Spor Salonu’nda. Katılımcılar arasında Basketbol Federasyonu Başkanı Harun Erdenay da vardı. CBL Ankara Kurumlararası Basketbol liginin tanıtım toplantısı.

 

İstanbul’da altı yıldır düzenlenen 10 takımla başlayan 50 takıma ulaşan bu organizasyonun Cumhuriyetimizin Başkent’inde de düzenlenecek olması şüphesiz sevindirici bir olay. Organizasyonunun başındaki isim yabancı değil. TED Kolejliler ve Türk Telekom kulüplerindeki çalışmalarından tanıdığımız çoğumuzun da dostu, arkadaşı olan Ersin Eroğlu.

 

İstanbul da oluyor da Ankara’da niye olmasın diye kolları sıvamış sevgili Ersin. Çok da iyi etmiş. Yaşları 35 – 40 arasında değişen eskiden basketbol oynamış, kıyısından köşesinden bulaşmış ya da hiç oynamamış insanları parkelerde bir araya getirmek yeniden topun peşinden koşturmak düşüncesi güzel ve alkışı hak ediyor. Ticari bir yanı olsa da sonuçta basketbolun kitlelere ulaşması, yayılması markalaşması vs. adına güzel bir girişim. Az bir şey değil 150 maçtan, televizyon yayınlarından velhasıl ciddi ve gelişme potansiyeli olan bir olaydan söz ediliyor .

 

Başkan Erdenay’ın "Ben de oyuncu olarak bu organizasyonda bulundum, çok keyif aldım. Federasyonumuzun her zaman arkasında olacak. Bu Ankara’da da son derece profesyonel bir organizasyonla kısa sürede üst düzeye ulaşacağına eminim” dediği CBL Kurumlararası turnuvanın kısa sürede yaygınlaşacağına inancımız tam. Bu tip organizasyonlara hem ihtiyaç var hem talep belli ki. Böylece 8-10 yaşından başlayan basketbol macerası minikler, küçükler, yıldızlar, gençler, büyükler amatör küme derken başka bir yere doğru da evriliyor .

 

Örneğin yaşını başını almış abilerin amcaların yanlarına bir iki genç alarak takım kurup oynadığı Ankara Abel liginde her sezon bir dolu maç yapılıyor. Tıpkı CBL liginde olacağı gibi. Hakem atanıyor, salon tahsis ediliyor. Bu maçların sayısı gün geliyor alt yapı liglerindekini bile geçiyor. Basketbolun geleceği çocuklarımız da keyfine basketbol oynayanlar da sıkışık sezonlarda aynı sayıda maç yapabiliyor, Hatta küçükler bazen statüydü, eleme maçıydı, play off du derken sezonu üç beş maçla bile kapatabiliyor. Peki soralım o zaman. Bizim amacımız ve hatta görevimiz bu çocuklara mı mümkün olan en fazla maçı yaptırmak ? Yoksa kelli felli abilere amcalara mı? Homurtuları duyar gibiyim. Ama tabi ki ilk amacımız çocuklar olmalı. Çünkü basketbolu besleyen damar orası. Oradaki arızalar yüzünden Boby Dixon A milli takımın oyun kurucusu olabiliyor. Onun için Preldziç devşirme olarak oynuyor. Hem de para alarak. Ya da oralardaki arızalar yüzünden oyuncu yetişmiyor, yerliler pahalı diye veryansın edilip kapılar yabancılara sonuna kadar açılıyor. Alt yapıların durumu malum. Ülkede düzgün altyapısı olan kulüp sayısı az. Antrenör kalitesi, basketbol okullarındaki feci durum vs. vs. Tabi ki yabacı daha iyi olacak. Eşit olmayan bir yarıştan başka ne beklenir ki?

 

Şimdi küçüklerden başlayıp genç yaşının sonuna kadar gelen bir çocuk düşünün. Öyle süper star adayı değil ama kötü de değil ha. Azıcık imkan bulsa, elinden tutan olsa belki adam olacak. Öyle veya bu ülkenin altyapısından çıkmış gelmiş 19 yaşına. Bir yandan üniversite, bir yandan gelecek kaygısı, diğer yandan ana baba dırdırı. Ama oynamak da istiyor. Önüne konan ilk seçenek şu. Ya okuyacaksın ya oyuncu olacaksın, okul zinhar bu işle beraber olmaz. Ya da tam üniversite sınavı yılı. Dershanesi, okulu, falan. Bu hengamede bulabilirse amacı belirsiz EBBL takımıyla o deplasman senin bu maç benim dolaşmak. Sonuç çoğunlukla iki cephede de hüsran. Ya da büyük ihtimal basketboldan kopuş.

 

Sakın ola kimse yanlış anlamasın ha. Ne Abel ligine karşıyım ne CBL ligine. Önemli güzel organizasyonlar basketbol için. Demem o ki şu anda güzel ülkemde ağız tadıyla huzur içinde basketbol oynayamayanlar lise son sınıftakiler ve genç yaşı dolan çocuklar sadece. Altın jenerasyonun (95-96-97’liler) bile bu şartlarda zor süre alabildiği bir ortamda en azından bu çocuklara nefes alacakları ve oyundan kopmayacakları bir şans verilebilmeli. Adı ümit ligi mi olur. B takımı mı olur. Rezerv lig mi olur. Bilmem. Çok iyiler zaten yolunu bulacak. Ama ya onların bir tık altındakiler. Ya Okul spor ikilemin de kalıp lanet olsun deyip sporu bırakanlar. Belki de bu sayede daha sağlıklı bir karar verecekler. En büyük hazinemiz genç nüfusumuz diyoruz her fırsatta. Evet harcanamayacak ve kaybedilemeyecek kadar değerli bu gençlik.

 

Onlar da abileri, amcaları kadar rahat basketbol oynamayı hak ediyor. Hem de sonuna kadar. Eminim başkan Harun Erdenay’ın projesi veya projeleri vardır bu konuda. Olmalı da. Bu projelerin açıklanacağı bir basın toplantısında birlikte olmak dileğiyle.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Reha Erginer'den A.Gücü tribünlerine övgü
Reha Erginer'den A.Gücü tribünlerine övgü
Halkbank'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
Halkbank'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri belli oldu