Reklamı Geç
Büyük ihtimalle düştük !
Ercüment Tunçalp

Büyük ihtimalle düştük !

Bu içerik 994 kez okundu.

Önemli bir maçtan önce moral bozmak istemezdim ama tarihe not düşmek gerekiyor. Bu gün 9 Eylül. Dün ilk transfer sezonu bitti.

Bütün uyarılarımıza rağmen yanlış transferlerde düzeltme yapılmadı, yetersiz kadro takviye edilmedi.

Hoca değişikliği yapıldı ama bu kadroyla onun da elinden fazla bir şey gelemeyeceği idrak edilemedi.

Mesut Bakkal’a gelince; duyduğumuza göre kendisine 2-3 transfer sözü verilmişti, buna uyulmadı. Eğer hoca buna rağmen göreve devam ediyorsa o da takımı düşürmekten sorumlu olacaktır. Yok eğer bu yetersiz kadroyu itirazsız kabullenmişse zaten ihale tamamen onun üzerine bırakılacaktır.

Ancak herkes bilmelidir ki; bu takımı asıl düşüren kişi Murat Cavcav olacaktır. Rahmetli babasının 40 yılda inşa ettiği yapıyı bir kalemde silmektedir.  

Ligimizde kaynaklarını çarçur eden birçok kulüp olduğu bir gerçektir. Ancak o kaybedilen paralar büyük olunca hata hanesine, az olunca başarı hanesine yazılamaz. Neticede o kulüpler hiç olmazsa karşılığında oynayacak futbolculara sahip oldular. Biz ise istirahat edecek futbolculara…  

Mesut Bakkal kendisini ispat etmiş başarılı ve disiplinli bir hocadır ama asla bir sihirbaz değildir. Sadece elindeki malzemenin kalitesi kadar üretim yapabilir.

Hocamızın dünkü açıklamasında tespit ettiğim bir yanlışını düzelteyim. “3 haftalık performans sonrası yapılan ‘Gençlerbirliği düşer’ değerlendirmelerine bir anlam veremiyorum” demiş. O durum söylediği gibi değildir. Henüz lig başlamadan önce “bu takım bu kadroyla düşer” dedik. Aşağıda hangi tarihte neler söylediğimiz görülebilir. Transfer sezonu bittiğine göre şimdi de “düştük” diyoruz. Bilmem anlatabildim mi ?

Yani söylediklerimizin ne ilk 3 maçla, ne de yarın oynayacağımız Trabzonspor maçı ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Hocadan tek ricam; süper ligde Gençlerbirliği’nden daha zayıf kadroya sahip bir takımın adını bize vermesidir. Yoksa kuru kuruya gönlümüze su serpemez.

Aşağıda sunacağım tabloya göre malzeme her bakımdan eksikti ve tamamlanması gerekiyordu.

Son sekiz ayda bu kulüp çok kötü yönetilmiştir.

İşte sebepleri:

1- Yılbaşından itibaren takımın ilk 11’inden tam 8 futbolcunun başka takımlara gitmesine göz yumulmuş, hatta teşvik edilmiştir.

Bu futbolcular ; Ante Kulusic, İrfan Can Kahveci, Ahmet Çalık, Landel, Stancu, Serdar Gürler, Aydın Karabulut ve Selçuk Şahindir.

Böyle bir kadro boşalması ancak bir alt lige düştükten sonra yaşanabilirdi. Ancak biz bir sene önceden gerekeni yapmış olduk !

2- Ocak ayında gidenlerle kıyaslanmayacak seviyede gelişler yaşanmıştır. Menajer kazığı olduğunun ispatı aşağıdadır. Hiçbir futbolcu bir kulübe 4 ay için gelmez. Dolayısıyla kulüp, aşağıdaki futbolculardan herhangi bir katkı görmeden  sözleşmelerini sonlandırmıştır. Ve de tazminatları ödenmiştir.

Bu futbolcular; Jonathan Ring, Anıl Karaer, Umut Sözen, Etien Velikonja ve Agon Mehmeti dir.

3- Hâlâ israrla elde tutulanlar vardır. Yani ara transfer sezonunun enkazı yukardakilerle de sınırlı değildir.

4- Eleştirilere rağmen Ocak ayındaki hatalardan ders çıkartılmamış, daha fazla     yanlış ise son 3 aylık tranfer döneminde yapılmıştır.

Başka kulüplerin alt yapı takımlarında bile başarılı olamadıkları halde yetiştirilmek üzere (eski hocanın beyanı) transfer edilen gençler vardır. Sanki bizim misyonumuz kendi alt yapımızı bırakıp başkalarına hizmet vermekmiş gibi. Hem de üste para ödeyerek…

Bitmedi; menajerlerin envanterinde, kendi takımlarında oynayamayan, ne kadar problemli ve seri sonu futbolcu varsa bizim kısmetimize düşmüştür  

Bu futbolculardan hâlâ kadromuzda yer alanların isimlerini belirtmiyorum.

Sayıları yedidir. İçlerinde futbolu bırakmak üzere olan tek istisna dışında alt yapımızdan gelmiş sporcu yoktur.

Gitmesi gerekenlerin sayısı en az 7 olduğuna göre, gelmesi gerekenlerin sayısı da bu kadar olmalıydı. İyileştirme yapılmadığına göre maalesef netice zaten bu günden bellidir.

Yeni Başkan yukarıda saydığım nedenlerden dolayı görevini yapamamıştır. Bırak dememize rağmen, anlaşılıyor ki takımı düşürmeden bırakmayacaktır.

Ancak daha da kötüsü; içimizde, sanki olağanüstü hiçbir şey yaşanmıyormuş gibi taraftara kenetlenme çağrısı yapan bir grup vardır.

Onlara da maçın tribünde oynanmadığını, biraz da sahadaki kenetlenmenin nasıl gerçekleşeceğine kafa yormalarını tavsiye ederim.

Biraz geç de olsa…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Alphan Yaman     2017-09-10 Bu yazınızdan dolayı sizi tebrik ederim
Hangi maç hangi kanalda?
Hangi maç hangi kanalda?
Konyaspor'da şok ayrılık
Konyaspor'da şok ayrılık