Reklamı Geç
Toptancılığın sonu !
Ercüment Tunçalp

Toptancılığın sonu !

Bu içerik 798 kez okundu.

Evet maalesef Gençlerbirliği tanınacak halde değildi. Alanyaspor karşısında hiçbir varlık gösteremeden doksan dakikayı tamamladılar. 

Biz bunu yılbaşından beri biliyorduk, kanıtı aşağıdadır, yazdıklarımızdan görülebilir. 

Ara transfer döneminde çok söyledik; ‘oyuncu satın ama toptancılık yapmayın’ diye. 

Takımın omurgası gitti, yerlerine de Kayserispor’da ve bir alt ligde serbest kalan futbolcular geldi.  

Adeta Kayserispor düştüğü yerden kalkmak için yeni silahlarını kuşandı ve tutukluk yapan eski silahlarını da bize gönderdi. Yani bir taşla iki kuş. Evet Anıl Karaer ve Murat Duruer bu fasıldan bu günkü kadrodaydılar. Peki kim yoktu ?  

Şimdiye kadar takımın en iyilerinden olan Aydın. 

Ümit Özat ile olmayacağını daha ilk günden söyledim. Hem de yetersiz bulduğum şey performanstan çok söylemleriydi. Yine tekrar ediyorum; iki hafta daha geç kalınırsa bu takım düşer. 

Kendisine de tavsiyem; kariyerine futbolcu menajeri olarak devam etmesidir. 

İbrahim Üzülmez golcü istemişti ve gönderildi. Yerine gelen meslektaşı ise çok sempatik söylemlerde (!) bulundu. Hem takımı ilk 6’ya sokacak hem de kime müşteri çıkarsa seve seve izin verecekti. Bitmedi, ilk kafileyi uğurladıktan sonra “Ahmet Oğuz, Aydın, Serdar Gürler ve Uğur’a da teklif bekliyoruz” dedi.   

Hayal kurduğunu söyledik, “takımı ligde bırak yeterlidir” dedik. Biz bunu söyledikten sonra Stancu’yu da gönderdi ve bir hafta sonra “golcü isterim” dedi. Oysa yeni transferler içinde santrafor vardı, Mehmeti’yi unuttu. 

Yeni gelen yabancılar içinde elle tutulur iki futbolcu vardır, Bady ve Velikonja…  

Şimdi yöneticilerimize futbol dünyası dışından bir örnek vereceğim :

Kendi işletmenize yönetici alırken mülâkat yapıyorsunuz. Ve soruyorsunuz ; “bizi dışardan nasıl görüyorsun ?” diye. 

Cevap ; “Mükemmelsiniz” oluyor. 

İkinci soruyu soruyorsunuz ; “Kafanda bizim için bir projen var mı ?” 

Cevap; “Ne haddime, patron olarak siz her şeyi düşünmüşsünüz zaten.” 

Üçüncü ve son soruya geçiyorsunuz ; “Beraber çalışmak için yanınızda getirmek istediğiniz elemanlar var mı ?” 

Cevap; “Hayır yok, hatta maliyeti yüksek olan elemanlarınızı da gönderebilirsiniz” diyor.  

Şimdi ben soruyorum ; böyle bir yönetici adayına işletmenizi teslim eder misiniz ?

Elbette etmezsiniz değil mi ?

Peki koskoca kulübü neden teslim etmektesiniz ?  

Bir hoca, maçın ilk yarısı sonunda tek sakatlık yaşanmasına rağmen 3 oyuncu değiştirme hakkını birden kullanır mı ?  Ve bunu iki maçta birden tekrarlar mı ? 

Ve esas felaket maçtan sonra söyledikleridir. Hepsini burdan vermeme  gerek yok, haber sayfasında görülebilir. Bu perişanlığın bütün suçlusu futbolcularmış. 

Takımın temel direkleri gitmiş. Peki bu gidenleri futbolcular mı göndermiş ? 

“Her zaman kulübün menfaatlerini düşünen birisiyim” diyor hoca. Önümüzdeki sezon 38 milyon lira gelirden yoksun kalabilecek bir kulübe nasıl bir menfaat sağladığını ben şahsen anlayamadım. Lütfederse sevinirim.   

Ben de diyorum ki ; hem söylemlerinle, hem gönderdiklerinle, hem de getirdiklerinle kusurun tamamı sana aittir hocam !

Madem ki Gençlerlisin, yine aramızda kal ama direksiyonu bırak, zira yokuş aşağı gidiyoruz.  

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beyaz TV'ye Rasim Ozan Kütahyalı cezası
Beyaz TV'ye Rasim Ozan Kütahyalı cezası
Kars 36 Spor Gençlerbirliği'ni gözüne kesti
Kars 36 Spor Gençlerbirliği'ni gözüne kesti