Reklamı Geç
Ankaragücü'nde o sene bu sene
Yaşar Önel

Ankaragücü'nde o sene bu sene

Bu içerik 496 kez okundu.

 

Sezonun ilk 3 haftası geride kalırken, Şanlı Ankaragücü'nde, herşey güllük gülistanlık. Aman "Maşallah" diyelim de nazar değmesin.

 

Sarı-lacivertli ekip, hafta sonunda İnegölspor deplasmanına çıkacak. Umarım ve dilerim 3 puan alacak. 3 haftalık performans, kulüpteki uyumlu çalışma ve moral-motivasyon, galibiyeti getirecek gibi görülüyor.

 

Ancak ben yine de geçen yılki İnegölspor deplasman maçını anımsatarak, bazı uyarılar yapmak istiyorum. Ankaragücü, İnegölspor deplasmanına çıktığında sezonun 10. haftası idi. Maçın başında 2 net gol pozisyonunu harcayan Başkent ekibi, çok kötü bir performans ile 90 dakikaya tamamlamıştı. 50. dakikada Emrah Bozkurt'un golüyle öne geçmesine rağmen, skoru koruyamayan, kalesinde birçok pozisyon veren Ankaragücü, sonunda 1 puana razı olmuştu. 7 Eylül 2015'te oynan bu maçtan sonra, henüz 5. kez takımın başında sahaya çıkan Kemal Kılıç tartışılmaya başlanmıştı.

 

Aradan geçti yaklaşık 1 yıl. Ankaragücü takımında, geçen sezonki takımdan direk oynayan 2 futbolcu, Mehmet Taşçı ve Ömer Bozan kaldı. Başkent ekibinde, olumlu yönde, gece ile gündüz kadar fark var.

 

İnegölspor, yıllardır 2. ligin "demirbaş" takımlarından. 5 sezon önce 1. Lig'in kapısından final maçının kaybederek dönen İnegöl, şampiyonluk kovalamayan ancak hep yukarılara oynayan, tecrübeli bir takım görüntüsünde. Amaçları ilk 5 arasına girip, final grubuna kalmak. Genellikle de bu amacı gerçekleştiriyorlar. Özellikle iç saha maçlarını, taraftar desteği ile yüksek tempoda oynuyorlar. Aman dikkat.
 

YEDEKLER HAZIR DEĞİL
 

Sezon boyunca maçlar oynanacak, puanlar alınacak, kaybedilecek ve inşallah Ankaragücü şampiyonluk ipini göğüsleyecek. Ancak Derince ile oynanan kupa maçında ortaya konulan performans ve 2-0'lık yenilgi endişe vericidir. Derince karşısında, sezonun ilk 3 maçında forma giymeyen futbolcular oynadı ancak her an görev alacak şekilde hazır olmadıkları görüldü.
 

YANLIŞTAN DÖNMENİN ERDEMİ
 

İnsanın hata yaptığının farkına vardığında geri adım atmasını bilmesi erdemdir. Ankaragücü'nde sanki bu tür; hatadan dönmenin erdemi yaşanıyor. Şöyle ki;
Geçen yıl transferleri, bir menajere inanan-güvenen yönetim yapıp, genellikle TFF 1. Lig tecrübesi olan futbolcuları kadroya katmıştı. Transfer yasağını sezonluk kaldıran yönetim, şampiyonluk halinde, TFF 1. Lig'te de oynayacak oyuncuları almıştı. Ancak sezon başlamadan teknik direktör Aykan Atik'in yeterliliği tartışılmaya başlanmıştı. Sezona, şaşaalı transferleriyle, şampiyonluk parolasıyla ancak çalkantılarla başlayan Ankaragücü, 5. haftada 8 puan alan Aykan Atik ile yolları ayırmıştı. Bu sürede görüldü ki, her ligin futbolcu kalitesi farklıydı. TFF 1. Lig'te oynayan futbolcular, 2. Lig'te mücadelede yetersiz kalmıştı.

 

Sezon öncesi, Ankaragücü yönetimi, geçmişten aldığı dersle doğru transfer politikası izledi. Yepyeni bir anlayışla ve yepyeni bir sayfa açarak, önce hocasını belirledi ve transferde bütün yetkiyi hocasına verdi. Transferleri Teknik Direktör İsmet Taşdemir yaptı. İsmet hoca, daha önce çalıştığı futbolcular öncelikli olmak üzere, 2. Lig'in iyi futbolcularını takıma kazandırdı ve bütün sorumluğu üzerine aldı. Basın toplantısında gördüğüm İsmet hoca, hedefin ne olduğunu bilen, pozitif düşünen ve en önemlisi kendisine güvenen bir havadaydı. Gördüğüm kadarıyla kimse de hocanın işine karışmamaktadır.Ankaragücü'nün 3 maçta 9 puanı var. 3 maçta 3 galibiyet kulüpte bahar havası estiriyor. Yönetim ile İsmet hoca uyumlu çalışıyor. Transfer edilen futbolcular da, yönetimin ve camianın beklentisinin farkındalar.
 

ASIL BAŞARI ULUSAL LİSANS
 

Buraya kadar sportif başarıdan söz ettik. Bana göre, mali şampiyonluk sportif şampiyonluktan önce gelmektedir. Yönetimin, sportif başarı için sezon başında attığı adımlardan daha da önemlisi kulübün mali tablosunun düzeltilmesi için verdiği mücadeledir. Ankaragücü, çok değil 4,5 yıl önce, 15 Ocak 201'de oynadığı Sivasspor deplasmanında yedeği olmadığı için ıslak formasını değiştiremeyecek durumdaydı.

 

Kulüpleri de, birer işletme olarak düşünürsek; bana göre, başarı için asıl olan sağlam bir ekonomik düzendir. Gelir-gider dengesi ne kadar sağlıklı olursa, işletme o kadar başarılı olur. Mali kriterlerin sağlanarak, TFF'den Ulusal Lisans alınması, Mehmet Yiğiner ve yönetiminin en büyük başarısıdır. Ulusal Lisans, Ankaragücü'nün son yıllardaki, "battı-batıyor" imajını da ortadan kaldırmıştır, "3 puan silinir mi?" endişeleri sona ermiştir. Tebrikler Yiğiner ve yönetimine...

 


SIKINTILAR KONUŞARAK ÇÖZÜLÜR
 

Her kulüpte olduğu gibi ufak tefek arızalar, kişisel kırgınlıklar olacaktır. Özellikle futbolcu sayısının fazlalığı, başarı için sabrın kalmaması zaman içinde sıkıntı yaşatabilir. Ancak, büyük camialar, kişisel ya da diğer sorunları medeni insanlar olarak konuşarak çözer. Ankaragücü de büyük camia olarak, bu sıkıntıların üzerinden gelecektir. İnanıyorum ki, şampiyonluk senesi bu sene olacaktır.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Reha Erginer'den A.Gücü tribünlerine övgü
Reha Erginer'den A.Gücü tribünlerine övgü
Halkbank'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
Halkbank'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri belli oldu