Reklamı Geç

Mehmet Umut Nayir "Osmanlıspor'da olacağım"

Göztepe'nin Süper Lig'e çıkışında büyük rol oynayan ve aynı zamanda Hukuk Fakültesi öğrencisi olan Umut Nayır, Goal'e konuştu.

Mehmet Umut Nayir
Bu içerik 485 kez okundu.

Göztepe'nin Süper Lig'e çıkışında büyük rol oynayan ve aynı zamanda Hukuk Fakültesi öğrencisi olan Umut Nayir, Goal'e konuştu.

Hayatta, birçok insanı ayakta tutan soyut bir kavramdır hayal.

Hayal edilirse, başarılacağı söylenir. Herkes için bu geçerli midir bilinmez ancak hayal etmekle birlikte çok çalışmak, birçok şeyi verir insana.

Kimileri üniversitede istediği bölümü okumanın hayalini kurar, kimileriyse bir futbolcu olmak ister.

Peki ikisini aynı anda başarabilmek mümkün müdür? Eğer Mehmet Umut Nayir'sanız evet!

Liseye kadar futbol oynamayan ve kariyerine lisenin son dönemlerinde, İstanbul Amatör Küme'de başlayan Mehmet Umut Nayır, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi.

Aynı Umut, hayalleri süsleyen Hukuk Fakültesi dışında, dünyada şüphesiz birçok insanın hayalini kurduğu başka bir mesleğe daha sahip; futbolculuk!

Göztepe'nin yıllardır çektiği Süper Lig hasretine son verdiği sezonda, kiralık olarak formasını giydiği takımına tüm kulvarlarda 18 gollük katkı veren Umut Nayir, hem bir öğrenci olarak, hem de büyük hedefleri olan ve büyük işlere imza atan bir futbolcu olarak sorularımızı yanıtladı.

Birçok insanın umudu olacağı hikayesini ve futbol kariyerini Goal'e anlattı...

Sezona Okan Buruk'la başladınız, Yılmaz Vural'la devam ettiniz, sonunda Göztepe'nin hasretini de  bitirdiniz. TFF 1. Lig'de böyle bir başarı yakalamak nasıl bir duygu?

- Bu tür başarılar her takımda güzel fakat şehir anlamında, camia anlamında böyle bir hasretin olması, işi farklı bir boyuta taşıdı. Şehirde, semtte yaşanan coşku bambaşkaydı. Genç değilim ama bizim yaşımızdakiler Türkiye'de genç sayılıyor. Kariyerimin başında böyle bir başarı yakalamak beni çok mutlu etti.

Süper Lig'e çıkabilmek için Eskişehirspor'la tarihi bir final oynadınız, neler hissettin?

- Eskişehir tam bir futbol şehri. Taraftar potansiyelleri çok yüksek. İki takım karşılaşınca inanılmaz bir atmosfer oluştu. Maçtan iki saat önce sahayı gezdik ve tribünler o an bile tamamen doluydu. Meşale olayları biraz oyunu soğuttu ama inanılmaz bir maçtı.

Okan Buruk ayrıldıktan sonra Yılmaz Vural'la birlikte çalıştınız ve Süper Lig'e çıktınız. Yılmaz hocanın ilginç bir antrenman yöntemiyle karşılaştın mı?

- Yılmaz hoca ilk geldiğinde kendi oyun tarzıyla çalıştık. Sürekli ayağa oynayan, uzun toplarla değil topu orta saha oyuncularıyla buluşturmayı hedefleyen bir taktikle ilerledik ancak lig daha çok mücadeleye, performansa dayalı bir lig olduğu için sonradan hoca da lige uydu. Birinci bölgeden üçüncü bölgeye direkt geçebileceğimiz bir sistemi kullandık. TFF 1. Lig çok fazla pasa dayalı bir lig olmadığı için bu sistem, lige daha uygundu.

Futbola çok geç yaşta başladığını biliyoruz. Bunun senin adına dezavantajları oldu mu?

- Futbola lise üçüncü sınıftayken başladım. Futbol, temelden eğitimle başlar. Kuvvet antrenmanları, koordinasyon idmanları olsun belli bir eğitim alıyorsunuz. Ben ilk kez üniversitede, Ankaragücü'nde sıkı antrenman gördüm ve fiziksel anlamda problemler yaşadım. Tabii artık düzen oturdu ve her sene üzerine koyup fiziksel olarak güçlenmeye başladım.

Futbolculuğunun yanında Ankara Üniversitesi'nde Hukuk Fakültesi öğrencisisin ve Türkiye seni bu özelliğinle tanıdı. Peki sana göre futbolcu olmak mı daha zor, Hukuk Fakültesi'nde öğrenci olmak mı?

- Bir yandan futbol oynadığım için okula çok gitme şansım olmadı. Okul başladığından bu yana yalnızca sınavlara girerek üçüncü sınıfa kadar geldim ama Hukuk Fakültesi'nde özellikle üçüncü ve dördüncü sınıfta çok ağır dersler oluyor. Elbette zor ancak çok fazla okula gidemediğim için bunun zorluğunu çok hissetmedim. Futbolla daha içli dışlı olduğum için futbolculuğun zorluklarını daha çok hissettim. Çünkü futbolda antrenmanlarını, dinlenme süreni, planlarını ayarlamak zorundasın ve her şeyini buna göre şekillendirmek durumundasın.

Peki okulu tamamen bırakmayı hiç düşündün mü? Şayet böyle bir şey düşündüysen ailenin tutumu nasıl oldu?

- Ankaragücü'ne ilk gittiğimde A2 takımda oynamıştım ve iyi bir sezon geçirmiştim. Sezonu gol kralı olarak tamamladım ama ailem o dönem bana sürekli okulumun daha önemli olduğunu söylüyordu. Tabii sonradan işler yolunda gittikçe odağım futbol oldu. Başlarda okul ön plandaydı ama sonradan ibreler değişti.  Ama buna rağmen okulu bırakmayı asla düşünmedim. Böyle bir düşüncem olsa bile zaten ailem buna karşı çıkar.

İyi bir Football Manager oyuncusu olduğunu biliyoruz. Oyunda yönettiğin takımlarda kendini transfer ediyor musun?

- FM kariyerini açıyorum, ister istemez gelişimimi takip ediyorum ama pek kendimi transfer etmiyorum. Aslında yıllar geçtikçe ismim duyulmaya başladıkça özelliklerim artmaya başladı oyunda ama ben genelde Tottenham'la oynadığım için kendimi transfer etmiyorum. Anca Türkiye'de alt lig takımlarından birini çalıştırıyorsam bazen alıyorum. Hem sanki alıp ne yapacağım? Duygusal anlamda bir bağ kurup oynatsam olmaz, kendimi transfer edip oynatmasam o hiç olmaz. Bazen oynarken merak edip profilime bakıyorum ne yapmışım diye. Sonra bakıp bakıp üzülüyorum... (gülerek) Geçende biri sosyal medyadan yazmış, Osmanlıspor'u alıp beni gol kralı yapmış. Baya mutlu oldum.

Antrenman yöntemleri, taktik anlayışları ve oyun tarzlarını baz alırsak; dünyada en çok hangi teknik adamla çalışmak isterdin?

- Guardiola'yı çok beğeniyorum ama o da son zamanlarda santrforsuz oynatmaya başladı, korkutuyor beni. Şimdi beraber çalışsak, beni oynatmayabilir. O yüzden en beğendiğim teknik adam o ama onunla çalışmak isterdim demeyeyim.

En çok hayranı olduğun futbolcu kim?

- Bunu her zaman söylerim. Oyun tarzıyla, fiziğiyle olsun Zlatan Ibrahimovic'e hayranım. O bambaşka, çok farklı bir oyuncu. Kesinlikle Zlatan!

Dünyada tek bir deplasmanda gol sevinci yaşayacak olsan nereyi isterdin?

- San Siro'da Inter formasıyla, Bernabeu'da Barcelona formasıyla yaşamak isterdim. Yani kısaca ateşli, büyük bir derbide olsun isterdim. Net bir takım söyleyemem belki ama bu denli büyük bir maçta isterdim.

Peki Ronaldo mu, Messi mi?

- Ronaldo, bir sezonda 50 gol atan bir oyuncu. Nice santrforlar var ki kariyerinde 50 gole ulaşamıyor. Ama bana göre Messi... Çünkü oyuna ve takıma katkı anlamında, pas anlamında kısaca bir bütün olarak Messi çok daha farklı, her anlamda katkı veren bir oyuncu.

Bonservisin Osmanlıspor'da. Takımda kalacak mısın?

- Göztepe'ye iki yıllık kiralandım ama Osmanlıspor'un ikinci sezon için geri çağırma hakkı mevcuttu. Kulübüm bunu kullandı ve Göztepe'den ayrıldım. Yani kulübüme geri döndüm ve Osmanlıspor'da olacağım.

Futbol kariyerinde hedeflerin neler?

- Her oyuncu milli formayı giymek ister ama benim hedefim bu noktada daha farklı. Yalnızca aday kadroya çağrılıp birkaç maç oynamak değil, milli takımda kalıcı bir oyuncu olmak istiyorum. Milli takım kadrosu açıklanacağında, adımın sürekli orada olmasını hedefliyorum. Kulüp anlamında da Avrupa'ya gitme hedefim var. Son yıllarda Avrupa'da oynayan Türk futbolcular da bizim için iyi bir referans oldu. İyi bir sezon geçirirsem ve işler yolunda giderse hedeflerime ulaşabilirim.

osmanlıspor mehmet umut nayir haberleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ersun Yanal'ın kader maçı
Ersun Yanal'ın kader maçı
Ankara'da Süper Amatör Lig başladı
Ankara'da Süper Amatör Lig başladı